Halimiz Duman . Net

03 Temmuz 2009 Cuma

Kabul Etmeli sin/yim/yiz!

Yine olduğu gibi bugün yine bitti yine gece oldu ve yine yarın yeni bir gün başlayacak. Yapabileceğimiz hiçbir şey yok bu fırtına için her şey olması gerektiği gibi oluyor kabul ettim. O kadar çok şey öğrendim ki ama öğrendiklerimin bana bir faydası olacağını düşünmüyorum düşündüren bir sebep de yok bir şey acı veriyorsa onunla baş etmenin çözümü onunla hiç baş etmemektir! Hayat şartları ama birçok şey yaşadım ve hayatımdan birçok kadın geçti hepsine ayrı ayrı teşekkür etmeliyim onlarda beni hatırlıyorlar eminim iyi hatırladıklarından da kimi evlendi kimi nişanlandı. Olması gerektiği gibi zaman bir süre sonra yolunu gösteriyor yaşanmaması gereken şeyleri yaşadık diye düşünürler yanlış düşünce!

‘’yaşanması gerektiği gibi yaşadık’’

Olması gerektiği gibi, nasıl gün yorulduğunda geceye karıştığında. Gece yorulup yerini güne bıraktığında. Gece ayınla mutlu gün ise güneşinle. her şey önceden hazırlanmış ve mutlu olunması gerektiği gibi mutlu şöyle bir akşam güneşi çekildiğinde biramı alıp balkondan şu kocaman gezegenin bize neler yaşattığını düşünüyorum. Hep iyi halleri aklımda kalmış kötü yanlarını hatırlayamıyorum ve herkesin bir yerlerde mutlu olduğunu düşündürüyor ve böyle mutlu oluyorum en azından diğerleri mutlu ve şu müthiş sessizlikte bunu düşünürken bunları da buraya karalıyor bir yandan (Damien Rice - Sweet Avenue) dinliyor ve kendime eşsiz mutlu bir anı bırakıyorum. En güzeli de gecenin bu saatinde burada olmam ve olan en güzel anılarımı düşünüp kendimi mutlu etmem. Başkaları ise şu an bir yerlerde birileri ile yine hatıralarını hatırlıyor ya da hatıra oluşturuyor bozmayın keyfinizi ben iyiyim siz iyi oldukça ve o gülüşleriniz hep aklımda!

‘’mutlu bir tebessüm var sanki hala yüzünüzde’’

posted by Bilinmez at 02:54:00 >0 Yorum

02 Temmuz 2009 Perşembe

Hayata Dil Çıkarmak!

Farketmez göt göstermek de olabilir o sizin keyfinize kalmıştır! Bencil düşüncülerin anlamsız tepkileridir formalitedendir aynen şöyle örn: Albert Einstein misali









Şunu demeliyim ''ne farkeder!'' hatta ne farketmeli anlamadığım bir noktayımı kaçırdım yoksa?
posted by Bilinmez at 00:06:00 >0 Yorum

01 Temmuz 2009 Çarşamba

Saçmalıklar Dizesi

Seni hiçbir zaman bırakmıyacağım demek, yalanlar üstüne kurulmuş bir süzme aşk hikayesi demektir elbet bir gün gidecektir tav olduğum noktalar daha birinci ayda aşkım sözcükleri dökülmesidir yeni tanıştığın yada ilk adım arkadaş çerçevesinde atıldıkdan sonra neden bir ay sonra aşkım canım cicimli olmaya başlar bu kadar basitmidir yoksa erkeğin ona karşı yaklaşımı karşısında yatağa atmak için düzenlemiş olduğu bir yalanmıdır! yoksa yalamamıdır? Çözülmeyen çözümlenmeyen bir yalan makinesı bir taraf hep kullanılıyor! Haksızmıyım? Saçmalıklar dizesi yoksa dizisimi demeliyiz…

(Devam Edecek)


posted by Bilinmez at 02:42:00 >0 Yorum

21 Haziran 2009 Pazar

Hala Yaşıyorum!

Hala yaşıyorum endişe yok!

Meraklanma sevda biliyorum sana göre ölmemi isterdin şimdiye dek lakin 96 gün 3 ay olmuş buraya yazmayalı nemi yaptım? Kendimle boğuştum savaş verdim yaşamak için bunu da başardım sanırım sanmıyorum eminim hep seninle olduğumuz yerlerden takıldım tek tabanca düşündüm durdum üstünden bu kadar zaman geçti güzel günlerdi diyorum ben sadece ‘’güzel günlerdi’’ ömrümden 2 senemi çaldın evet bencil olmamak gerekir bende sende sonun başlancını yaptım nasıl mı yolunu açtım! Şimdilerde sen kaçıncı gönül kuşunu buldun kimbilir artık saymıyorum 12 mi? 15 mi? yormuyorum kendimi bunun için ama kendimi bir tuhaf hissediyorum bu şehirde küçük şehirde seninleyken küçüktü sen yoksunya şimdilerde ise bana büyük bir şehir gibi geliyor her zaman kafamın içinde cümleler vardı yazmak istediğim kafamı ütüleyen yazıpda anlatmak istediğim şimdilerde yorgunum ruhum çok yoruldu yüzümde kırışıklar çoğaldı saçlarım beyazladı ve dökülmeye başladılar ellerim ise tutamıyorlar artık aynada gözlerim titreyerek bakıyorlar dı demek istiyorum şimdilerde iyim keyfim ise orta yollu ama duyuyorumki bar kızı olmuşsun sevda üzülüyorum makyaj ve büyük dairesel küpeyi severmişsin hatırlarmısın makyaj yapmana izin vermezdim doğal daha güzel durduğundan gerçekten bir bahar gibiydin sana baktığımda sanki ölümsüzlük gerçekten var derdim içimden ne kadarda doğaldın sen şimdilerde farklı bir kervandasın çok değil bundan 8 sene sonra makyajsız o yüzündeki doğallık kalmayacak bağımlı olacaksın kullandığın sigara ve vodka gibi, ellerin; o ellerini çok severdim ufacıklardı ne kadarda kibarlardı tutmaya korkardım incinecek diye gözlerin ne kadar derin bakardı boğuluyorum sanardım meğer uçuruyor muş okyanustaki büyük dalgalar gibi okyanus ordan gelirdi hatırladınmı! En sevdiğim yerin burnundu sevilmemisi mümkün mü ki ama unutma bir gün o parlak ışıkların enerjisi tükenecek ne olduğunu anlamadan orada öylece dona kalacaksın artık seninle işleri bitmiş olacak. Bazen balkona çıkıyorum sigaramdan derin derin nefesler çekerken yıldızlara bakıyorum ne güzel parlıyorlardı bir zamanlar şimdi ise soluk üzgün gibiler nedenini bilmiyorum bazen seninde onlara baktığını düşünüyorum ordamısın diye sesleniyorum içimden yıldızlara oda buraya bakıyordu seni soruyordu ne çok özlediğini der gibiydiler içime garip bir heycan sarıyor tuhaf demi çatı katında yatıyorum bazen yıldızlarla konuşuyorum nasıl bugün iyimi diye soruyorum onlara, yaz geldi çok sıcak buralar sen orda üşüyormuşsun geceleri ama yalnız değilmişsin öyle diyorlar ne mutlu sana senden sonra bir çok şey değişti bir süre sonra zamanla anlıyor insan zaman insanın tek yenik düştüğü şey hayat işte tam her şeye sahip oldum derken bir anda anlamsız bir şekilde silinip gitmesi bazen rüyalarıma giriyorsun garip bir şekilde konuşuyorsun benimle her zaman rüyalarımda artık gitmem gerek diyorsun vede gidiyorsun hayat bundan ibaret sevgilim bir rüyadan uyanman yeterli ama sonrasında uyumanda gerekli neler sarfedildi şu değerli hayatlar için kimlerin kalbi kırıldı neler atlatıldı savaşlar verildi kalpler kıırldı sonrası ise bir felaket bir sefalet bir düşünsene biz ne için savaştık kim için dövüştük kimin için her şeye karşı geldik bir hiç uğrunamı yok sevda artık geri dön demiyorum olduğun yerde kal sadece ışıkların sönmesini bekle artık olduğun yerde şimdilik mutlu ol ışıklarının sönmesini ve makyajının akmasını bekle heryer karardığında dostunun kalmadğını anladğında ben yine hemen sağ tarafındayım yıldızlara bakman onlara konuşman yeterli yanındayım gönlünce sen şimdilik keyfine bak iyiki sen vardın iyiki sen oldun iyikide ömrümden 2 yıl değil yıllar gitti mühim değil sağlık olsun…


Arşivden Bir Hatıra (Ses Kaydı);

04.03.2007 18:06

(Yayından Kalkmıştır)


posted by Bilinmez at 03:31:00 >0 Yorum

28 Şubat 2009 Cumartesi

içimdesin...

Gördüğüm her güzel yerde en güzel günde seni kendimle hayal ediyorum. Artık hayaller aleminde yaşıyorum. Gerçeği bilmek istemiyorum çünkü canımı acıtıyor. Zamansız oldu gidişin seni hep içimde saklıyorum ve de saklayacagim...

Elimi uzatsam dokunacak kadar yakınımdasın ama bir taraftanda dağlar kadar uzaksın...


posted by Bilinmez at 20:51:00 >0 Yorum

20 Şubat 2009 Cuma

Biliyormusun Sevgilim!

Bilemezsin sevgilim sen burayı bile bilmiyorsun yaşadıklarım yaşayacaklarım buraya her yazımda kafam ayık olmadığını kendim çok iyi bilyorum hikayem daha doğrusu hikayemiz herşeyimiz yaptığımız kavgalar herşeyin bir anlamı vardı her ayımız kavgasız geçmezdi ama onlar bile güzeldi bu arada şu ıssız adam'mıdır nedir konusunu okudum ve fragmanını izledimde ama izlemedim izlememde yoksa bilrsin duygusalım ağlarım nasılda bizi anlatıyor sanki yazar bizi anlatmış demekki birtek biz yaşamamışız ama yinede biz yaşadık tek bizdik şu filmdeki müziği ondan önceden beri dinlerdim şu an bunu yazarken bile Ayten Alpman - Üzgünüm Yanında dinliyorum işte içiyorum.
Bilyorsun herzaman extra içiyorum tabiki bilyorsun kafam iyi değil biraz önce mailimde eski yazdılarını okuyordum okurkende ağlıyordum bak hala gözlerimden nasılda yaş dökülüyor sevgilim ne kadar güzel günlerimiz oldu ne çok şeyle göğüs gerdik dertleri tasaları beraber atlattık ne çok yol katettik inat ettik ne kadarda güçlüymüşüz bilyormusun sevgilim okadar zorluğa rağmen şimdi bugunlerimdede yanımda olsaydın olsun sevgilim mutlusun şimdi bilyorum sen hep derdinya şimdi dik başlı ve güçlü olamıyorum ama bir kız tanıdım çok iyi ona elimi bile sürmedim incitmemeye çalışıyorum ben, çok iyimser ama alışamadım alışamıyorum üzerinden bir seneden fazla geçmesine rağmen artık seni böyle görmek istemiyorum topla kendini diyordunya işte hayatımda bir seni tanıdım bilyormusun sevgilim ona sen gibi bakıyorum gözlerine ve gülüşüne tıpkı senin gibi ama sen değil alışmaya çalışıyorum bana nasıl davranıyordun belki ondanda bunu bekliyorum ama olmuyor bana davrandığın gibi davranmıyor belki o da bir önceki sevgilisinden beklediğini bekliyor benden ama ben bunca zaman geçmesine rağmen hala seni unutamadım sevgilim bilyorum artık çok uzaklardasın hata şunuda bilyorum sevgilin var ne güzel senin mutlu olmanı herzaman istedim yinede isterim sesini özledim.

Biliyormusun sevgilim her gelen otobüste senmisin senmi ineceksin diye bakıyorum her çalan telefonda arayan senmisin diye bakıyorum çok çok özlerdim sesini bilyormusun bana bakmanı öyle ince ince anlatmanı aşkım demeni ne çokda güzel gelirdi melodi gibi çalardı kulağımda babamla hala iyi değilim annem hala gözlerimin içine bakar bilrsin annem seni ne çok severdi seni sordu geçenlerde konuşuyormsun hala diye senin mutlu olmanı isterim oğlum derdi, senide kızı gibi severdi benden fazla severdi kıskanırdım şimdi ise o geçen günleri aht ediyorum.
Bilyormsun sevgilim gözlerimden oluk gibi yaş akıyor durduramıyorum lanet olsun. lanet okuma derdim sana işte ne yaparsın haklıymışsın elde değil oluyor demek ister istemez. Vaybe aşkım biz bu günlerimi hayal etmiştik ne hayaller kurmuştuk lafta hayatımızı şimdi kuracaktık bilgisayarımda bir kaç fotoğrafın onlara bakıyorum ağlıyorum bulanık olarak göz yaşlarım karıştırıyor ve buğulu görüyorum seni, küçük çocuklar gibi ağlıyorum Biliyormusun sevgilim şimdiki dinlediğim şarkıyı damar parça diyorlar buna.

Adnan Şenses-Kavuşamadık
Biliyormusun sevgilim çok merak ediyorum sevgilini yo yo tanışmak değil maksadım sadece benim gibi düşüncesizmi yada umursamazmı merak ediyorum sevgilim onu hiç öptünmü benim öptüğüm gibi öpüyormu, sen bilyormusun sevgilim ben kimseyi öpmedim seni öptüğüm gibi bunca zamandır hiç kimseye bakmadım yada elini tutmadım yaşamadım hiç bir şey ama senin sevgilin iyimi gerçekten seni üzmüyor umarım evlenmeyi düşüyormsunuz umarım allah tamamına erdirir umarım mutlu olursun umarım herşey isteğin istedğin gibi olur sevgilim kafam çok iyi oldu her yudum extarada sevgilim seninmutlu ve umutla olmanı isterim...
Adnan Şenses - Kavuşamadık

Yıllarca ümitle bekledik durduk
Bir gün kavuşuruz diye avunduk
El ele diz diz dize hayaller kurduk
Sevgilim seninle kavuşamadık

Kopardılar bizi bir birimizden
Bir veda edipte sarılamadık
Ayrılık hem seni hem beni yıktı
Sevgilim seninle kavuşamadık
Birtanem seninle kavusamadık

Eller girdi günahımıza
Bakmadı hiç kimse göz yaşımıza
Ayrıldık sevgilim işte sonunda
Sevgilim seninle kavuşamadık
posted by Bilinmez at 21:16:00 >0 Yorum

30 Ocak 2009 Cuma

Bir Yanlış Üç Doğrumu Götürmüştü!

Uzun bir sürede olsa şuraya şöyle bir güzel karalayamadım başlayalım bakalım.
Bilmiyorum bu başlığı bu tarihte(23.09.2008/00:24) atmışım devamını getirmek istedim.
Şöyle başlamak isterim bunaldığımı sıkıldığımı ilişkimin üzerinden bir yıl geçtiğini ve hani bunu zamanla aşacağım söylenmişti nerde diyip dile getirmek isterim feryadımı vurmak isterim sahil kıyısındaki çakıl taşlarına o dağlardaki ağaçlara sevdamın ağzından çıkan kelimelere indandığıma yada hala inandığıma hani AŞK'lar hiç bitmezdi! Yalanmışya herşey ben buna üzülürüm leylalar, mecnunlar yalanmış. Yalanmışta peki bu içimdeki aşk kelimeleri neden hala var nedne hatıralar anılar silinmedi işte hanı bir çırpıda silinecekti hani ne olursa olsun bu aşk bitmeyecekti tükenmeyecekti sevgi sözcükleri hani okyanus adında bir bebeğimiz olacaktı işte! Sonuç hep hüsran hep yalan yalanda değil aslında içindeki körpelik yaptırıyor sana herşeyi başkalarının sözlerine aldanış yada okuduğun bir kitap, gazateden yada bir diziden bir filmden veya hiç olmadık bir anıdan kaynaklanıyor en çok olanı ise arkadaşlarından onların fikirlerinden onların dürtülerindne bir bakıyorsunki kendini başka bir diyarda başka bir alemde buluyorsun hiç olmayacak istemediğin bir yerde o ışıklara alışıyorsun o ortama alışıyorsun artık o ortamı seviyorsun o ışıklar altında seni bekleye kişiye gidiyorsun hiç umudun yokken şansın yokken herşey bittiğinde ona sarılıyorsun artık ona adıyorsun herşeyini onu çok sevdiğini söylüyorsun ama nasıl olurda seversin sevmek bu kadar basitmiydi daha dün gibi bir öncekini seviyordun onun için ölüyordun onun mevsimi bittimi ''alıştığın şeyler bir bir gittimi'' onlar gitmedi sen gittin onlar hala duruyor durdukları yerde sen sadece başkalarına kulak verdin eskiye baş kaldırdın peki neden yaptın diye sordunmu bunu hiç kendine sordunmu bir önceki'ne ben bunları söylemiştim onu ne çok sevmiştim ne çok anımız var diye tabiki sormadın düşünmedin bile geçmişi geçmişten saydın geçmişin olmadan yaşayan bir insan görmedim hatalarda olsa yaşayabileceğin bir var oralarda duygulanacağın kızıp ağlayabileceğin bağırabileceğin mutlu olacağın bir yer var orada alkolden bile daha tesirli sigarandan bile daha derin bir nefes almak gibi hala aşk oralarda ama bende kaldığı yerde bitmedi tükenmedi çekebildiğin kadar çek o sigarandan nefesi hani hayaller vardı kurduğum o güzel pembemsi hayaller evlilik vardı aklımda işimdne geldiğimde karşılayabileceğim evimin kapısını açtığımda hoşgeldin diyebilecek bir küçük bir buse ile işte bu diyebileceğin mutlu olabileceğin yaşayabileceğin yaşam tarzı işte bunlar bir hayal kırıklı oldu.
Farkındamısınız! şu hayattan istediğiniz hiç bir şeye sahip değiliz hep hayal kırıklığı bir tane yazı okuyamadım göremedim ha işte hayalim buydu diyen bir kişi ben artık haayımın sonuna kadar böyle sürebileceğini düşünyorum sadece hayal kırıklığı umursamazlık, vefasızlık, aldırış etmeden gidenin arkadasından bakmak gibi oysa harcadığımız zamana üzülür gibiyiz mutlu olmamız gerekmezmi sevdiğin kişiyle hayatının en anlamlı en önemli dakikalarını harcamışsın şimdi bir anı ve hayal ürünü olmuş işte şu gördüğün kalabalık ''bir yanlış üç doğrumu götürmüştü'' onlar nelermi şöyle sıralayabilirim,
-Sevdamı
-Zamanımı
-Hayatımı
Sanki şöyle 3 diyorum işte basket maçında 3 lük atmak gibi yada bir maçda penaltı kullanmak gibi hepsi bir anda gidiyor hayat felsefen siliniyor, zaman sınırlaması konuluyor yaptığın bütün işlere, Hayatın işte önemli bir nokta hayatta sanki yokmuşsun gibi davranıyor herkes yaşamıyorsun sanki fakedilmiyorsun bir anda oluyor herşey işte ozaman ölmek istiyorsun ve ölemiyorsun ölümü beklemketen ve yaşlanmaktan başka çaren olmadığını anlıyorsun işte benim bir yanlışım beni böyle yaptı bunuda rasgele okuyanlarada kısa ve öz ders olsun sevdiğin kişiyi çok zorlama herşey için onu kaybetmeye teşvik etme o gider kaybetmez ama sen kaybedersin.
Belki ne zaman yazarım yine diyerek üç nokta ile bitiriyorum...
posted by Bilinmez at 00:24:00 >0 Yorum

14 Aralık 2008 Pazar

Sar Baştan, Ne Olacaksa Olsun!

Uzun zaman oldu buraya yazmayalı unuttuğumdan değil unutmaya çalıştığımdan, dertlerimi kumlara değilde taşlara yazdığımdan unutamadım, belki yanlızlığımdan belkide ahımı aldığından dahasıda olmasından.

Şunun karşısına geçipde düşünmeden yazmayı özlemişim, özlemişim işte yeniden sevmeyi sevilmeyi, terkedilip üzülmeyi, agresif olmayı, hoyratça davranmayı, kibarca tutmayı, sigaramdan derin bir nefes almayı, içtiğim alkolden sarhoş olmayı, özlemişim bir çok şeyi öldüğümde yeniden doğmak gibi yada her ne oluyorsa işte demeyi.

Rüyalarda görmek asıl yaşamak rüyalarda hissetmek güneşin sıcaklığını ne kadar dokunuyor olsada kalbine onu hissedebilmek değilmidir. Yeniden dokunmak yeniden koklamak istemezmiyim ben, ben istemezmiyim yeniden yaşamak ama korkar oldum şimdi ürker oldum hayallerimden alıştım demeliyim şimdi ise hayallerle yaşıyorum hayallerde uçuyorum bir pilot gibi.

Nedesem boş geliyor artık girmeye çalıştığım kalpler bir bir yıkık harabe zorlamıyorum artık vijdanlarını hep söyledğim şey bırak dağınık kalsın. Ahmet kaya nın bir kaç dizeleri ile son veriyorum yazıma.

Soytarılık etmeden güldürebilmek seni
Ekmek çalmadan doyurabilmek
Ve haksızlık etmeden doğan güneşe
Bütün aydınlıkları içine süzebilmek gibi
Mülteci isteklerim oldu ara sıra, biliyorsun...
Şimdi iyi niyetlerimi
Bir bir yargılayıp asıyorum
Bu son olsun be... bu son olsun!

Kafamı duvara vurmadan
Tanıyabilmek seni
Beyninin içindekileri anlayabilmek
Ve yitirmeden, yüzündeki anlık tebessümü
Bütün saatleri öylece dondurabilmek için
Çıldırasıya paraladım kendimi
Lanet olsun!
Artık sigarayı üç pakete çıkardım günde
Olsun gözüm olsun! ne olacaksa olsun!
Bu da benim sana
Ayrılırken hediyem (şikayetim) olsun!
posted by Bilinmez at 20:49:00 >0 Yorum

15 Kasım 2008 Cumartesi

Sonumu!

içiyorum moralim ve kafam iyi değil o da yaptı yapacağını duymadığım şeyler uğruna ummadığım şehirlerde! benden sonra 7 kişiyle, saygılarımla duysun herkes bana ibret sana ihanet... sonu gelmeyecek elbet...
posted by Bilinmez at 01:17:00 >0 Yorum

23 Eylül 2008 Salı

Diyemediklerim (Nice Senelere)

Öyle bir zaman gelirki ne diyeceğini bilemezsin anlatamazsın derdini dile getiremezsin farkedilmez bir duygu olur içinde nasıl başlayacağını bile çözemessin zor olur elin telefona gider ama numarasını bilmezssin aramazsın, arayamazsın başka türdende olsa yazı ile iletmek istersin onuda yapamazsın ne tepkide karşılık geleceği bilinmez ama ne çare gelir elden ama ne çok sevildiğini bilse sevda ne değişecek dersin tepkim onadırki bir selam bile vermezken hep beklemişimdir bir selam-ı diyar ne çare çokmudur bir selam ne üzer ne sevindirir ortasında bir selam işte.

Bugün'dü Sevdamın doğum günü bugün doğmuştu işte bugün geldi dünyaya bir melek indi, kendini ne kadarda çok sevdirdi. Çokmu şey istemişti biraz sevgi, biraz şevkat, birazda yalansız bir hayat çokmuydu bunlar ona, ben üzdüm sevdamı çok gereksiz nedenlerle istemedende olsa hani olurya hayat bir sınav ve o sınavda "bir yanlış üç doğru götürür" misali benden çok şey götürmüş işte misaldir adı üstünde. Bu günününde yanında yokum göremiyorum ya Sevdamı kim derdiki böyle olacaktı yine kış geldi ve yağmur yağıyor aklımdan geçenler bir kaç şey ama hiç çıkmayan yazı kışı, baharı, sanki hep yanımdaymış gibi nasıl bir havadır bana hep onu anlatır şu şehri izlerken yağmurun altında ne kadarda ıslanmıştık unutamadğım aklımdan çıkımayanlar diye nitelendiriyorum ve sevdiğim kadınım Sevdam duymasanda görmesende bir selamı-ı diyarı göstermesende hala aynı yerde kalbimden gözlerime şu sırıl sıklam eden yağmurun en anlamlı damlaları işte onlarla gelmiştin böyle inmiştin dünyaya nice senelere doğum günün kutlu olsun mutlu ol Sevdam... demelimiydim diyemesemde beni biraz seviyorsada umarım hissetmiştir bu sözlerimi iyiki doğdun Sevdam.


Şimdi sadece o gözlerini kapatıyor bir dilek diliyor ve mumu üflüyor...


iyiki doğdun...
Sevdam...
posted by Bilinmez at 00:01:00 >0 Yorum

22 Eylül 2008 Pazartesi

Bir Soru

Bir Soru :

"aşkı tatmayan kalmadı, ama deli gibi seven oldumu diye soran oldumu kendine?"


posted by Bilinmez at 14:21:00 >0 Yorum

13 Eylül 2008 Cumartesi

Siz!

Vazgeçtim bir süre herşeyden; kendime gelmek için bir süre insanlardan kaçıyorum bakmıyorum telefonlara, sebebi olan kişiye burdan alkış, ona minnetarım bu boktan hayatı bıraktığı için "Dostlarımında amına koyayım" para varken hepsi var, yok iken hiç biri yok! insanlık böyle birşey öyle köhne olmuşsunuzki hepiniz işte siz, hepiniz yalansınız adınız kadar! bencilleşmişsiniz olabildiğince kibar görünün aman ha toz kondurmayın kendinize hatayı hep başkalarından arayın! aman üzülürde ağlarsınız, en son kimin için dua ettiniz? Sizi seveni hakaretlermi yağdırdınız? Siz sevdinizmi? Siz nasıl seversiniz ya bu zamanda aşk yok diyorlarya ee ben ne bok yiyorum yediğim bok ne ben gerçekten seviyorum ama siz milenyum aşıkları sizi 3 günlük ilişkiye ay bile olmadan 9 ayı bir arada sığdırıp çocuk bile çıkarırsınız araya dostluklarıda sığdırısınız bunlar hakaret değil gerçekler değilmiydi. Sorunuz varmı soracağınız? Siz nasılsınız şu anda yanlızmısınız değilsinizdir tabi elinde bir joker bekliyordur biri giderken jokere gittiği yöne doğru çevir duygularının kaldığı yerden jokerle devam et tabi elinde o joker gitmeden elinde bir yedek daha olması lağzım siz ne yapıyorunsuz peki "Full As" ile yine ona şut çekene kadar bekliyorsunuz tebrikler yine siz kazandınız alkış... ama ben burda bu oyunda farklıyım merhaba derim ama hoşçakal diyemem ben böyleyim. Bunlardan birşeyler anladınızmı? anladıysanızda anlamadıysanızda tebrikler peki son birşey daha siz; insanmısınız?
posted by Bilinmez at 19:24:00 >0 Yorum

11 Eylül 2008 Perşembe

Kelimeler


Kelimeler anlamsız geliyor, her zaman yaptığım gibi susmalıyım konuşmamalıyım hâlâ alışamadım şu yanlızlığa işte şu yanlızlık tam çevremi saran görmüyomusunuz?
posted by Bilinmez at 23:54:00 >0 Yorum

27 Ağustos 2008 Çarşamba

Yinede Üzülme

Sen üzülme bir tanem üzülme
Senin gittiğin gibi bende giderim
Sen bakmadınya ardına bende bakmam
Gözün kalmasın arkalarda bakmasın diyarlara
Sen mutlu ol diye bir tanem mutlu yaşa diye
Üzülmesende sen yinede üzülme
Bir şey demiyorum kızmıyorum sana
Alınmıyorum yaptıklarından umursasamda
Hiç belli etmiyorum üzüldüğümü
Hiçleri yaşıyorum yanlızlığımla
Yaşıyorumya seni sen olmasanda
Bakıyorum fotoğraflarına biraz ağlıyorum
Durup düşünüyorum biraz merak ediyorum
Nerelerdesin huzurlumusun Mutlumusun
Biliyorum elbet birtanem biliyorum
Benim için kaybetmeye göze alamadığın kişilerle
En iyileri yaşıyorsun mutlu olmak gibi
Ben gülemedim bir tanem hiç gülemedim
Senden sonra gitmiştinya öylece kaldım
Hala aynı yerdeyim bakıyorum geleceksin diye
Üzülmesende sen yinede üzülme
Ben seni düşünürek mutlu olmaya çalışıyorum
Delirdiğimi düşünüyorlar yakın arkadaşlarım
Kendimi fazla kaptırdığımı söylüyorlar
Üzülüyorlarmış, üzülseler yanlız kalırmıydım
Bir başımayım ne dinleyenim var ne dinlediğim
Üzülmesende sen yinede üzülme
Hayatın modern olsun ben kalırım öylece
Dağınık olmayı sevmezdim
Senden sonra öyle bir sevdimki
Dokunduğun şeylere dokunmadım, izledim
Üzülmesende sen yinede üzülme
Beni hatırlamadığını bile öğrendim
Başkaları var şimdi o yüreğinde, hayallerinde
Oysa ben hiç uyuyamadım, kabuslar görürüm diye
Hiç durma sen üzülme gitmiştin zaten
Üzülmesende sen yinede üzülme
Bende gidiyorum, hatıralarıda anılarıda
Götürüyorum yanımda sen üzülme diye
Yeterki hatırlama beni, üzülme sen
Ben yaşıyorum seni sensiz
Gidiyorum sessiz kimse hissetmeden bilmeden görmeden
Gidiyorum yeterki sen hiç üzülme
Şimdi değil ama gidiyorum
Biraz daha mutlu oldğunu izledikten sonra
Gitme demeni okadar çok isterdimki
Demiyorsun işte diyemiyorsun
Ben sana ne çok aşığım ama gidiyorsun sen
Gitmeliyim artık dönmüyorsun bak işte...
Gidiyorum lütfen üzülme...
Üzülme, üzülsende ağlama bir tanem
Gidiyorum artık lütfen üzülme ağlama sankın
Gidiyorum lütfen üzülme...
Vazgeçmemeyi öğrenmiştim senden
Bu sefer vazgeçen sen oldunya öğrenmelerim boşa
Boşaymış o hayaller boşaymış çekilen dertler sana göre
Oysa biz nelerin üstesinden gelmiştik neler atlatmıştık
Umutlarım tükenmedi hala bırakılan yerdeler
, yerlerindeler
Gün olur belki uğrarsın hayaller diyarına umutlarla
Gitmeliyim artık hayaller beni bekler...

posted by Bilinmez at 02:28:00 >0 Yorum

21 Ağustos 2008 Perşembe

Ben ve Ben

Anlayamıyorum hiç bir şeyi ne kendimi nede bir başkasını yaptıklarını yapacaklarını hepsi yalan dolandırıcı kandırmaca yalandan gülmeler çok sıkılıyorum çok yanlızım bulamıyorum kaybettiklerimi inanmıyorum kimseye artık şiirler yazamıyorum hepsi birbirinin aynı şarkılar şiirler, hepsi bir şey üzerine kurulu aşk ama hiç biri gerçek değil yanından bile geçmiyor gerçek olsaydı şimdi ben düşermiydim dizlerimin üstüne kalırmıydım öylece gidenin ardından gözlerim yaşlı bakarmıydım kalırmıydım böylece yanlız başıma ben ve benliğimle...
posted by Bilinmez at 22:03:00 >0 Yorum

17 Ağustos 2008 Pazar

Doktor, Yinemi!

Hayat aceleye gelmez, beklemek gerekli benim beklediğim gibi bu acı soğuk karanlık günleri geride bırakırım diye umuyorum hani belki döner diye, hani derlerya sonun yaklaştığında hayatın gözlerinin önünden akıp geçiyor diye, trafik kazası geçirirken bende sonu düşündüm onu düşündüm bir anda hepsi akdı gözlerimin özünden, önünden bir bir geçti iyiside kötüsüde gidiyorum sanmıştım sanmasaydımda gitseydim boşa nefes alıp verdiğim şu dünyadan herşey dahada kötüye gidiyor istemeden de olsa.

Bir Düşünce; Neden her soruya bir cevap olmak zorunda! Cevap olmasada sevmeye, yaşamaya devam edilemezmi. Bir kerede olsa soruları cevapsız bıraksak sorunları yaşamaksak soruları cevapsız bıraksak? (bak bir soru daha)

Hep bekliyorum bıraktığı yerde ve şehirde istemediklerini yapmıyorum sigram ve alkolüm haricinde param varsa onlar tok param yoksada hepsi yok olduğu yere kadar, Gelecek sanıyorum ama gelmiyor biliyorum hiç gelmeyecek hani diyorum hani gelirse beni böyle perişan görmesin üzülür diyorum her aklıma gelşinde kendimi bir silkeliyorum kalkıyorum ayağa düzeltiyorum üstümü başımı ve yollara bakıyorum her inen otobüste açılan kapısına bakıyorum o basamaklardan adımlarını atarak inecekmi diye otogar önlerinde geçecek ömrüm berduş sersefil bir hayat ama alıştımda alışmadım diyemem kafamda bir yara kalbimde bir çizik.

Bir Düşünce; Yanlış olan nedir gerçekten gönülden sevmekmidir, yoksa beklemekmidir suç olan!

Yaptığım hasarın kafamdaki etkisi kalbime çarpması kötü sonuçlar doğuracak belliki, kaza yaptığım günün olmasıyla kimseye haber vermesemde beni seven dostlarımı yanımda görünce sevinmedim diyemem azda olsa biraz rahatlattı o günü ağrı ve sızıyla geçirirken ertesi günün başlamasıyla hala yerimden kalkamama nedeniyle yerimde yatıyordumki kuzenimin benim telefonumu uzatmasıyla başlamıştı yeniden doğmak, yeniden o sesi duymak arayan Sevdaydı öğrenmişki bana geçmiş olsun diyordu, biliyorum merakdan değil benim kendimi daha iyi hisetmem için aramasıydı ama olsun o bile iyi gelmiştim gelemez dememeliydim onunla konuştukça adrenalim biraz daha yükseklere uçuyordu neler konuştuk o 30 dk içinde şimdi sorsanız heycandan hatırlamıyorum ama o gecemdeki rüyalarımda hep benimleydi yalanda olsa ertesi gün sevdiğim saydığım bir abimizin düğünü olacaktı bende yanlız gitmek varmış diyordum kendime sevdayla bizi tanıyan biri dediki;

-Abi seni ve sevdayı gördüm sabaha karşı saat 6 gibi rüyamda

Tabi bu kalp durarmı merak işte adrenalinin en acı seviyesinde en uçta bekliyordu!

-Nasıl gördün?
-Bir odada ikiniz yan yana gördüm abi

Tabi yeter ve sus demekten başka bir çarem kalmıştı o heyecan birazda olsa acıya dönmüştü işte şimdi olduğum yerdeyim bütün acıların tepesinde bir rüya diyorum ve yine beklemeye devam ediyorum döneceğim demişti ya unutulması gerekn bütün şeyleri unuttum onunla geçirdiğim günleri unutamam diyorum bekliyorum unutulmaması gerektiği gibi...
posted by Bilinmez at 15:40:00 >0 Yorum

13 Ağustos 2008 Çarşamba

Kaybettim!

İstemeden oldu Sevdanın verdiği bir sıradan bir anahtarlıktı ama benim için önemliydi hiç yanımdan ayırmazdım fotoğraflarını ayırmadığım gibi o gece işte ofisi dağıtmıştım istemeden kendi kendimi yemiştim bir para mevzusu yüzünden hep yanlış anlaşılmadan dolayı, yiyorum şimdi kendimi işte o gece istemeden atmıştım gecenin karanlığına zifiri karanlığına bulamadım 2 gün uğraştım bulurum diye herkezlere sordum işte yinede bulamadım bu sabahın erken saatlerinde uyuyamadım erken saatlerde gelmiştim tekrar ama yine bulamadım hıçkıra hıçkıra ağladım ''kendim ettim kendim buldum'' bir gafletle atmıştım şimdi arıyorum söz vermiştim yanımdan ayırmayacağıma ne derim şimdi ben ona hayallerimde rüyalarımda ne söylerimde dinletirim yüreğime vefasız vijdanım istemeden yaptı, şimdi ise yaptığı hatanın bedelini ağır ödüyor ne yaparım şimdi kendimimi kandırayım kandıramam söz vermiştim ama çok canım sıkkın bu gece üstüme geliyor herşey ne yaparım ben, peki ne edeyim ben...?
posted by Bilinmez at 01:08:00 >0 Yorum

10 Ağustos 2008 Pazar

Son Söz; Mantık Ara! (Bul Bulabilirsen Hayatta!)

Başlıkta olduğu gibi işte beni sevmiyormuş sevda! ne sevecek çapulcunun tekini 7 ay olmuş bunu anladım ne aklımda başka bir kadın nede başka bir el değdi bedenime olmayacakda artık bundan sonra eminim mantık aranmaz zaten aşkda.

O gece ne güzel konuşuyordukki eskilerden başladı muhabbet yine skileri kurcaladı olmayacak dersine hiç bir şey hissetmiyormuş öyle dedi bende para ile ilgili bir mevzuat demiştimki gerisi getiremedim getirmeme izin verse yanlış anlamasına sebebiyet vermeyecektim olan olduki lakin anladığı gibi anladı bende kesmedim sözlerini devam etti ağza alınmaz söz söyledi onun için ben hiç bir zaman kötü bir kelime konuşmazken sevdaya kötü sözler söylemezken o beni hep olduğu gibi yanlış anladı yanlış bildi veremezdim bunlara bir cevap olan oldu ve çıktı gitti yazdıklarımı görmeyen laflayan arkadaşlarım vardı bilgisayarımı yumruklamaya başladım bilgisayarım masanın üstünden düştü hiç durmadan ofisi dağıtmaya kırmaya başladım herşeyi hiç durmuyormudum öylesine dağıtıyordum herşeyi arkdaşlarımı bile istemeden yumruklamışım gözüm dönmüş artık okadar kendimi yiyorum şöyle bir söz vardır öfkeyle kalkan zararla oturur misali evet bu oldu yerle bir olmuştu ofisim neyaptığımı bilmezcesine davranmışım o zaman hiç olmadığı kadar kaybettim artık yenildim kabul ediyorum ama artık gücüm kalmadı ne yapayım şayet ne beklenir şu kopasıca dünyadan şu an sağ elimin hissetmiyorum yazarken acısını evime nasıl gittim nasıl sabah oldu bilmiyorum bile söz verdiğim arkadaşlarımın mavi tura çıkma kararımız vardı toplandım ve çıktım hiç bir şeyin anlamı yoktu o mavinin içinde kaptan denizin ortasında öğlen civarı motoru durdurdu çok berrak maviyi izlerken hep aklımda olan sevdayı düşüyordum iyi günleri kötü günleri bakıyordum o maviye aklıma gelen iyi günler içinde o mavi turada sevdaylada gitmiştik ne güzel bir gündü diyordum içimden kaptan bir müzik koydu beni dahada dağıttı zaten keyfim yoktu hayallerle yaşıyordum ve çalan müzikteki bilrisiniz belki ezginin günlüğü sözleri şöyleydi;

Ezginin Günlüğü - İlk Aşk

Şimdi ben oldum yeniden
Kaçıncı kez yitirdiğim bulduğum
Kardeşim kadar eski bir sokakta seni gördüm

Anladım artık beyaz bir vapurdur aşk
Makine dairesinde söylemediğimiz sözler
Uyutmaz yolcuları sabaha kadar

Seni mi gördüm, çözüldüm geçmiş gibi
Bir karanfil açmış gibi yakamda
Kokladım yalnızlığımı, acıdım kendime sana
Zamanın üzümleri hep şarap olmuş

İlk aşkım deli aşkım bana çare bul, kendine çare bul
Bağlandı elim kolum neyleyim
İlk aşkım deli aşkım bana çare bul, kendine çare bul
Gel çöz beni azat et benden
Bu dünya naylon, anlamak güç
Bırak yıkasın içimizi geçmiş.

Kaptan ne güzel bir müzik koymuştu sessizlikle izlediğim mavi içinde sevdayı görüyordum sözlerde dediği gibi ''acıdım kendime'' kaptan bir daha çal dedim bir daha çal bir daha hiç durma bütün gün bitene kadar mırıldandım hep sevdayı düşündüm dün geceyi düşündüm herşeyi düşündüm herbişeyi acıdım halime nasıl sevdim, nasılda seviyorum halen hiç durmadan aklımdan işte bu aşk olmalı kaç kişi yaşarki bu duyguyu yazılara döker akşam olmuştur gitti artık diyordum dağılmış kırılmış ofisime geldim yerde yatan bilgisayarımı topladım tekrar çalışıyordu benden okadar darbe yemesine rağmen ama yerle bir olmuş ofisimde çalışan tek şey bilgisayrımdı artık iş hayatım kalmadı yapmak istemiyordumda içimden gelmiyordu açtım netimi ve dün gece sevdaya neler yazmışım o körelmiş gözlerimle tekrar tekrar okudum sigarayıda bırakmıştım anlamsız hayyat tekrar içmek istedim yanımda param yoktu tam bankaya çıkacaktım ofisimden komşum ayhan abim geldi melek gibi adamdır hiç böyle biri tanımamışımdır bir insanı çok iyi anlar benden yaşca büyük olsada kardeşim der beni kardeşi gibi görür.

-Nereye gidiyorsun kardeşim
-Abi canım çok sigara istedi param kalmamış üstümde bankaya kadar gidiyorum
-Olsun kardeşim yarın verirsin al şunu
-Abi olmaz boşver ben alırım
-Al şunu işte
-Peki tamam abi sağol

Ben artık günlerce dayandığım şeyi kaybettim demek için almaya gidiyorum sigara bir paket sigara anlamsız olan bir duman ama yanımdaylen iyi hissetiğim tek şey olmuş artık sevdanın yerini alamaz yinede ofisime döndüğümde sevda bana yazmış diyorki;

(hiç iyi değilim bu dizeyi sonra yazmak istiyorum)
posted by Bilinmez at 21:32:00 >0 Yorum

09 Ağustos 2008 Cumartesi

Zaman Affetmez!

Acılar sona ermeli sevdiğin dönmeli geriye hiç olmadığı kadar sevmeli seni, hiç olmadığı kadar kader demeli beklemeli dinlemeli. Sıkıldım dememeli eğer aşk buysa eğer ben dar gelirim sığamam bendime buysa eğer bıkmalımıyım kendimi birda daha geri gelecek diye gelir elbet die beklemeliyim sonsuzluğu yaşamalıyım hiç olamdığı kadar acıyorum artık halime! Hiç olmadığı kadar üzüyorum şu bedenimi üzzesem ne feda ne fadekar ne anlar ne anlar ki gururum, anlayamaz! çıkar ansızın buna üzülmem, üzüldüğüm tek şey şu geçen mutsuz zamanımdır mutlu olmadığımdır! Zamana veda etmemmi gerekir? Ben hep buradayım ama korkarım dönmez yüreğim! diyeceksin!

posted by Bilinmez at 23:31:00 >0 Yorum

31 Temmuz 2008 Perşembe

Karanlık!

Karamsarlık başlar akşamları bakarım derin derin o karanlık gökyüzüne. Yıldızlar bir bir gidiyorlar sanki uzak diyarlara karanlık bir boşlukta bekliyorum, bir daha gelsinler diye şimdi bu akşamları yanlız yaşıyorum ben yanlızlığımla ödüyorum sebeplerimi ben beklerken onlar gelmez olacaklar biliyorum ama ben bu karanlıkta bekliyorum... Ya gelirse diye umuyorum ama o gitti! çok uzaklara biliyorum...
posted by Bilinmez at 20:38:00 >0 Yorum

30 Temmuz 2008 Çarşamba

Tik Tak, Tik Tak!

Zaman senmiydin herşeyi düzelten? Nerdesin şimdi bak ne haldeyim? Üzüldünmü zaman! acınası halime kalbime, yerlerde kırıklarımı ağlayarak topluyorum bütün parçalarını herkesler gidiyor biyerlere yanlızım kaldım bir başıma artık anlaşılan o ki zaman bile herşeye deva değil hiç umut yokken bile içimde bağlandım sana biraz ışık vermişitin bana şimdi? ne oldu şimdi? Bu sorunun cevabını kim verecek? yine senmi! zaman tik tak, tik tak diye atarak sana bakmammı gerek sevda gidiyor. Başka diyarlara elbetki unutacak beni bunun farkındayım bağlandığım umutlarım kurumuş bir bir ne sabır varmış bende helal! be ne gurur varmış bende helal be! öylemi zaman! anlamadım zaman! bişeymi dedin? gurursuzmuyum evet biraz içimde var öyleyim kim paylaşır sevgilisini başlarınla haklsın zaman ben çok gurursuzum ama ne olsun sevince işler değişiyor ne gelir elden baksana bi halime ne hallere soktu beni! Sevda ben bunumu hayal etmiştim hayır! Kadermiş diyip boynumu bükmem mi gerek evet! ne çare, ne çaredirki ne yapayımki dönsün geri gelmez sevdiğim değer verdiğim sevda dönmez geri göz yaşlarım, geceleri akarken beklediğim sadece onu gün ışığında gülen gül yüzünden, gülen gamzesine bakmaktı nasip olmadı, bir gün olur elbet ama bekledğim zamanda değil şu zamanda değil! Saçlarıma kar düştüğünde ellerim titrediğinde, gözlerim görmediğinde... belki ozamandır zaman! varsın son olsun ama ozaman olsun ben yine beklerim sevdayı aynı yerde aynı şehirde döner diye beklerim belki yolcu otobüslerinde inecekmi diye sarılacakmı diye bakarım o uykusuz gözlerimle bakarım acınası halimle hiç bir şeye mecalim kalmadı. Uyku tutmadı yine bak zaman, zaman nedir senin bana karşı derdin ne ettim'de sana bana ne buldurttun buna ciğermi dayanır. Sevda başka gönüllerde seyreder belliki anlarım olsun zaman anlar belki ne diyebilirim şimdi sadece olduğu gibi dökülen göz yaşlarımla yorgun, yorulmuş ruhum ve bedenimle sayıklarım adını sadece. Zaman inadım inat! bana ne yaptın ama pes etmiyorum seni fesat! her zaman olduğu gibi ne eksik ne fazla olduğunca gönlümce, yüreğimle seviyorum! Çok sevdiğimden bekliyorum şimdi Sevdayı... Ölümü bekler gibi zamansız vedasız ilk bakışdaki AŞK gibi...!
posted by Bilinmez at 11:10:00 >0 Yorum

26 Temmuz 2008 Cumartesi

Üzüleyimmi! Sevineyimmi?

Sevdiğin insanı kaybetmek, zamana yenik düşmek, sonsuzluğun olmadığını anlamak, ilticacı düşüncelerin gereksiz yere polemiğe girmesinin anlamsız olduğunu düşünmek, gereksiz yere şan şöhret para vs. vs. vs. sonun sona yaklaştığını beklemeden gelmesi üzülmek bir yandanda sevinmek ne garip bir duygudur kaybettiğimiz insanın hatıralarını toprağa vermek! hepimizin sonu böyle! elbet şimdi bu dünyada yaşayıp'da körpe dünyanın kahrını çekmekmi yoksa bilmeden gideceğin yerin huzurlu olduğunu hissetmekmi bunlar bir soru değil! soruları ve cevapları şu gördüğün, bastığın, toprağın altında sadece zamanını beklemek huzurla ölmek geride bıraktığın ne günahların, sevapların, dökülen göz yaşları nede ağıtları kurtaracakmı beni veya seni? Şimdi ben bu dünyayamı üzüleyim yoksa üstünde yürüdüğüm görüpde baktığım, herşeyi yaşadığım yediğim içtiğim şu toprağın üstüne değil altınımı düşüneyim elbet sonu yaşamak gerekli şu durumda olduğu gibi yanlız yaşamak değil sevdiğin kişiyle yaşamak ama giderken yanlız gitmek. Gerçek şu ki! toprak üsünde mutlu olabildiğin kadar mutlu ol son gideceğin yerde macera perest duygularında seninle gelmeyecek, yanlız olacaksın...

Bir son bakış toprağa giderken bana anlatan son şey; Bir adamı öldürmek sadece onu öldürmekle bitmez onu yaşarkende öldürebilirsin bunu farklı yollarıda vardır zamanada bırak istersen onu en acı şekilde bakışlarınla infaz etmeden sev sadece.

Umudum şudurki! herkes mutlu olsun... Hiçkimse Ölmesin! olmasın umutsuzluklar olmasın mutsuzluklar gidenin ardından yakılmasın ağıtlar yapılmasın matemler ama çaresizce ZAMAN var karşımızda elden ne gelir!

Bir dua etsek hepimiz için, bir yerimizmi eksilir?
posted by Bilinmez at 11:59:00 >0 Yorum

22 Temmuz 2008 Salı

Sabır!

Herkezde bir telaş, bir heyecan, bir merak var. Ne yaptıklarını bilen varmı?
Sabır! sadece dönsün diye bekliyorum. ''Bir dönse telaşı, heycanı, bu merakları bu insanlığı daha iyi anlamayı umut ediyorum''
posted by Bilinmez at 09:43:00 >0 Yorum

15 Temmuz 2008 Salı

Gönlünce Olsun!

Ne güzeldir ağızdan türkü söylemek ne güzeldir aşka bakmak uzaktan yaşamak mutlumsun sevda evet değişmek için çabalasamda elimden geleni yapsamda yapıyorumda seni sensiz yaşıyorum bu en büyük gerçek acı olsada mutlumusun yaptıklarından mutlumsun sevda bak neydik şimdi, ne oluyorum çabalıyorum nerden bileceksin burada seninle konuştuğumu bilemezsin sen ne çektiğimi hiç bir şeyi bilemezssin dağ başımda bile olduğumu arkadaşlarım yanımda bana teselli verdiğini. Güçmü? o belki bu zaman şu zaman yok yanımda belki bir gün olur belki yaşar yeniden ama seninle! yanlız olmuyor, bu hayat güç dediğin şey! suçmuydu seni sensiz yaşamak ne yapabilirim mutlumsun? elbet mutlusun biliyorum yaşamasını öğrenmişsin ben beceremedim zaman çok... zamana ihtiyacım var sana ihtiyacım varken yoksun herşey biyerden karayel gibi beni devirmeye çalışıyor başarmak üzere sevda çok az kaldı beni yıkmasına ne mutlu sana! ne mutlu! beceriyor beni yıkmasına. Seni çok özledim Sevdam ne sözler ne sözcükler yetmez oldu, her anı peşimde koşar gibi bırakmaz yakamı saolsunlar sen gittinya onlar gitmek istemez hep yanımda, sağımda, solumda her birtarafımdalar kolaymıdır peki ya şimdi mutlumusun sen belliki %0 kalmışım içinde belliki aklına bile gelmem olsun sevdam ben alışamadım yokluğuna uyumayan umutlarımla şimdi sen yaşarsın şu hayatı ne mutlu en mutlu şekilde düşünmeyen benliğinle ben seni düşünürken sen beni düşünmezken Sevdam yüce sevdam herşey gönlünce olsun bir ip beni bekler seni bekleyen bir mutluluk varken herşeyin boş olduğunu anlıyorum ama iyiki hayatımdan geçmişsin en güzel yerinden dünyada en yeşil tarafından sana bakmışım ne mutlu bana ne mutlu sana en güzel Sevda...
posted by Bilinmez at 02:15:00 >0 Yorum

12 Temmuz 2008 Cumartesi

Yaşamıyorum, Yok Yere Çabalama!

Sevdasız yaşanmıyor anlıyorum çok geç yaşamak için çevremdeki her dost saydığım insanlara bir bir teşekkür ediyorum yaşanılan her anı için, içimde heycan yokken yaşatmaya çalışıyorlar. Ansızın karşıma çıkıyor Sevda alıştırdı beni bu duruma yaşamak için çok geç sanırım, hayal etmek güzel gerçekler acı ama istemedende olsa karşına çıkan hatıralar canını yakar anlamsızmı kalır herşey? Of Off kafamı toplayamıyorum veremiyorum başka şeylere kendimi, birileri bişeyler anlatıyor dinleyemiyorum dinliyormuş gibi yapıyorum sadece kafa sallıyorum böylemi olması gerekiyordu yaşanmıyor bu hayat rahat düşünemiyorum hep yarın ne olacak diye merak ederken, artık içimde ne merak kaldı nede umut hepsinin bittiğinin farkına vardım elimde bir kaç anı bir yüzükle ortada kala kaldım çevreme bakıyorum boş, içi dışı boş insanlar bir çaba peşinde onların bir anlamı varmı merak da etmiyorum artık belliki benim var olduğumdan bile haberleri yok ağlamak ne çare baksana Sevda bana bu benmiyim? Bu bıraktığın küçümsediğin insan benmiyim? Değilim elbet gerçekler bunlar acınası halimle bıraktın beni hiç kimse bunun farkında değil umrumdamı sanıyorsun o insanların gözünde beni, bak hiç kimse bile benim burda bu kalabalık karanlık çukurda olduğumdan habersiz herkes bu çıkma telaşı içinde ben artık çıkmak için çabalamıyorum bu karanlık kalabalık rutubet basmış bu çukurdan. Bak Sevda bak bana bıraktığın şu halime acınası kalbime diyorsunya hiç canın yanmazmış gibi acı sözleri yüzüme yüzüme vuruyorsun haklı oldğun halde nede acı söylüyorsun bir zamanlar o dudaklardan sevgi tanecikleri kelimeler çıkardı şimdi başını öne eymeden söylüyorsun bunları ''-artık yokluğuna çok iyi bir şekilde alıştım, o yüzden bir zorluk çekmiyorum'' bunları diyebiliyorsun Sevda ben sensiz bir anı zamana sığdıramazken şimdi söylediğin kelimeler içimi yakıyor. Çocuklaşma diyorsun! Sevdam, çocuklaşmak aslında bilyormusun çocuk olmak ne kadar güzel seni çocukca sevmek çocukca gülmek elinden tutmak alabildiğince seni seviyorum diye bağırmak boğazlarım ağrıyana kadar bağırmak bu çocukca sevmektir işte sen bana çocuk olma diyorsun yaşadınmı sen bunu herkesi karşına alıp çocukca hayata el kaldırmaktır sen bunu yaptınmı ozaman bana çocuk olma deme! bana çocuklukta mantık arıyorsun Sevda ne ilginç bilmezmisin mantık yoktur yaşamakta vazgeçmiyorum hiç bir şey için anlıyorum daha iyi anlıyorum bir şeyler için belki yoksun ama ben sanki varmışsın gibi davranıyorum olsun be Sevdam hayatımın en güzel yanısın unutmak mümkümü o güzel günleri anlıyorum şimdi herşeyi daha iyi birşeyler bitince sende bitersin bu anlamı teşkil eder bir gün ama bugün değil veda edeceğim ama kimsenin ruhu bile duymayacak peki sana soruyorum Sevda bunda mantık varmı? yada şöyle söyliyeyim bu çocukcamı? elbet değil zamanla anlarsın zamanı yenip seni beklediğimi umarım bir gün anlarsın Sevdam bir gün! ama bugun değil...
posted by Bilinmez at 10:55:00 >1 Yorum

05 Temmuz 2008 Cumartesi

Benliğimi Kaybettim Duyrulur!

Uyku tutmaz aklımda her bir ölüm düşüncesi fermanı yakamı bırakmaz, yanlızlığıma kimse çare olmaz bu aralar kendimi çok kötü kaybettim alkol arkadaşım sigara dostum hiç biri Sevdanın yerini alamadı dengem değişti, yok ya! dengem bozuldu kaybettim herşeyimi koruyup kollayan bir şeyimi. Nedir bu yanlızlık aklımda hep bir ölüm senaryosu gelir oynamak isterim ama dönüp izleyemem, koklayamam sevdamın kokusunu bakamamki gözlerine işte budur içimdeki çelişki altı ay oldu içiyorum yine Sevdayı anlatan şarkılarla şunu düşünüyorum ''kiminle ne? ve nerde?'' çok şey değildi bir insan bu kadar çokmu sever, evet sever! çok ne kelime bu kdaar zaman olmuş demektirki hep aklımda olucak yine bakıyorum fotoğraflarına uzun yıllar boyuncada bakacağıma benziyor Sevda ne hallere sokmuş beni ne hayeller vardı şimdi hepsi birer son bahar gibi kurudu ama içimde hala canlı! Sevdayı bekliyor bu yürek bu gönül pes etmiyor... Söz verdiği gibi yaşıyor...
posted by Bilinmez at 04:45:00 >0 Yorum

30 Haziran 2008 Pazartesi

Beceremedim! ama Yakındır!

Veda Edemedim! Şimdi bir kişiye vefa borcum'mu var benim! var elbet ama yaşamak neye yarar Sevda yoksa yanımda unutmak mümkünmü herkes kendi davasında mutlu olmak mümkünmü belki vefa borcum olan kişi 3 saat kadar gecikse ne kadar iyi olurdu veda edebilirdim herşeye son veriridim mutlu olurmuyum sanki böyle hep Sevdayı düşünerek ne çok sevmişim meğer anlarmıki şu halimi durumumu nerden bilecek. Bilirmi dersiniz yok, yok bilmez içer içer arar berni bir umut değil! seni hala seviyorum der 6 ay olmuşken kolaymıdır aramak değildir! içimde bir ışık yeniden parlamışken, sonrada derki sarhoştum istemeden söyledim der bu normalmidir. Oyunmu oynar kalbimle ama ne çok mutlu olmuşum o gün Sevdalı kalbim daha çok çarpar neye yarar gittiği yerden dönmezki anlamazki ne çok sevildiğini neydiki benim hatam, suçum çok sevmekmiydi şimdi içimdeki Sevda hala o halinle durmakta ne çok fazla ne çok eksik hatta daha fazla özlem duymakta bir ölmesini bile beceremedim veda etmesini bile çokmu şey istedim dersiniz hep iyi olmasını hatalı bir insan varsa o da benim yakındır ama yakındır şuraya hiç iyi birşey yazamayacağım sanırım ama veda edicem kafaya koydum veda ederken şu hayata kimsenin ruhu duymayacak! kimse hissetmeyecek beni yakındır! herşey için bir veda, ölmek bu kadar kolay olmasada hazırım ben herşey için son vedaya nokta koymaya. Bilinmez diyarlara gideceğim bir gün olacak elbet ama dediğim gibi yakındır Hayata veda Sevdaya elveda belki özler beni gelir benim şehrime, toprağımı sular göz yaşlarınla istemez kimseyi yanımda demiştim demek istemiyorum ama demiştim yakındır son Sevdaya vedaya. Hakkını helal etmezmiş! kolaymıdır Helal-i Vedaya ne çok sevdim seni Sevda aldın parçar, parça canımı kalbimi, ciğerimi ben hazırım tanrım o belliki mutlu yanında sevdikleri hani nerde benim sevdiklerim nerelerde arkadaşlarım dostlarım hiç biri yok ben hazırım tanrım bu sefer hazırım hiç kimsenin ruhu duymayacak Sevda bile hissetmeyecek benim gittiğimden o gezer eylenirken kolaymıdır yeniden bir bir aşk aramak ben yapamam! yapmadımda! olmazki ölümüne sevmişken ben yokken herşey daha iyi yolundayken istemem hiç bir şey ağlarım ben kemdimce yanlızlığımla hissetmez bile ben onun için herşeyi silerken, o hiç bir şeyi silemedi benim için anladım tanrım anladım, çok iyi şekilde istemiyorsun mutlu olmamı geleceğim yanına ver cezamı neyse yaptıklarıma ama şunu bil tanrım herşeyi sen bilyorsun neler yaptığımı yakında geleceğim yanına o zamana olsun o zaman gelsin ver cezamı en ağırından en çilesinden yaptıklarım yüzünden haklsın herşey için ne yapsan adaletim yanındır ama çok seviyorum tanrım aşk bu sen yarattın benide onuda gelince ver cezamı çekilmez oldu onsuz yapamaz oldum yaşayamaz, geliyorum yakında huzuna çıkacağım kimse bilmeyecek Sevda bile, tanrım onu mutlu et bana çektirsede nede olsa oda senin bir kulun geliyrum artık yanına yakında herşey için ne olur anla beni tanrım bir veda hutbesi gibi geliyorum son veda için Sevdayla mutlu olmaya...
posted by Bilinmez at 02:11:00 >0 Yorum

23 Haziran 2008 Pazartesi

Veda Ediyorum!

Tüm sevdiklerimden tek tek özür diliyorum tüm ailemden olabildiğince hata yaptığım kalbini kırdığım insanlardan, tüm kadınlardan istmeden yaptığım üzücü olaylardan. Sevdadan ondanda özür dilyorum beni yanlış anlayıp tanıdığı için zamana yenildim bende istemeden olan şeylerin kurbanı oldum kaybettim artık pes ediyorum bu sefer isteteyerek bilerek veda ediyorum kaybettim bugun bu gece veda ediyorum herşeyden sevdiğim insanları unutmadım onlar hep aklımda beni sevmeyenler yoktur heralde Sevda dışında bana son kez de olsa beni dinlediği içinde ayrıca özür diliyorum böyle olmasını böyle bitmesini istemezdim ama zaman istedi!

Hep Söylemek istediklerimi yapmak istediklerimi yaptım son kez biramı ve sigaramı içtim bugün son kez Sevdayıda gördüm maviyi gördüm yeşili gördüm gülenleri gördüm mutlu olanları gülmeyen yüzümle ufak bir tebessüm yaptım hepsine.

Neden? Yapılan iyi şeyler hatırlanmaz neden hep kötüler hatırlanır bu yanlışmıdır doğrumudur artık ayırt edemiyorum bunları yanlış olan tek şey benim sanırım sanmıyorumda ben yanlış insanım hiç bir şey yolunda ve doğru gitmiyor ne gidiyorki artık iyiler unutuldu yapılan kötüler unutulmadı demeyin sen ne yapıyorsun? olması gereken bu kader diyelim buna umarım bir gün şu dünyada iyi şeyler hatırlanır kötüler unutulur.

Hayret ile son kez izliyorum şu şehri olduğum şehri hazırlanıyorum veda için Sevdanın gitmesini bekliyorum o gidince veda edeceğim herşeye hazırım ben herşeye biliyorum istenmiyorum artık bir zamanlar benim için aynı şey olmuştu ama tam tersi ozman anlamıştım ama şimdi daha iyi anlayabiliyorum zamansız gidişleri giden bu sefer ben olmalıyım ama kesin gitmeliyim.

Aklımda hep sorular sorunlar deli değilim aklım başımda ama şu beynimdeki şey ölüm tutkusu haline dönüştü şu anda bile ağlamak isterken bile boğazımda bir düğüm var yutkunamıyorum ama gözlerim bir nehir misali akıyor tutamıyorum hatıralar beynimin içinde kalbim çok acıyor yeter der gibi ağzım ve dilimin sustuğu gibi kalbimde susumak istiyor zorlayamam zamanı yenilgiyi bu sefer son sefer kabul ediyorum kabul ediyorum gitmeleri sona yaklaştım artık herşeyin ucundayım o iyi günlerin hatrına elveda diyorum

Çok yazmak istediğim şeyler var hiçbirini şu beynimde kemiren şey yüzünden toparlayamıyorum yapamıyorum yazamıyorum umarım beni ve yaptıklarım yüzümden anlayışla karşılarsınız veda ediyorum en güzel duyugulara.


Vasiyetimdir!

Gülmeyen yüzümün hürmetine mutlu olmayan kalbime izin verin bende kalsın ama diğer parçalarımı sevenlere verin bilmiyorum işte kafam son kezde olsa çok karışık anlayamıyorum hiç bir şeyi iyiler olsun kötüler kalksın ama ders olarak hep hatırlansın.
posted by Bilinmez at 00:01:00 >0 Yorum

22 Haziran 2008 Pazar

Zaman

Zaman makinam olsaydı eğer yapılan bütün kötü hatıraları düzeltmek olurdu Sevdalı zamanlı daha iyi yaşamak için ama ne çare pir çare devri-sevdalar yaşamak için çok geç olsa gerek ne telefonum çalar aynı şehirde ne susmak için rol oynarım veda'lar gelir aklıma zamana karşı yetmiyorum artık son vermek için çabalıyorum ama verilmiş sözlerim var onları tutumam gerek ve son kez de olsa onları yapacağım zamanada veda edeceğim...
posted by Bilinmez at 01:49:00 >0 Yorum

20 Haziran 2008 Cuma

Bende Zamansız Gideceğim!

Nasıl nerden başlanır, nasıl paylaşılır bu duygu paylaşılmaz yaşanır sanırım kalbinin hızlı atması durmak istemiyorum dercesine çılgınca hayata meydan okuması nasıl bir duygu bilirmisiniz siz?
Sanırım zor bir duygu birinin benimle aynı şeyleri yaşamsı gerekir yapılan yanlışlar haricinde bu dünyada bir ben varım belki yada kafamı sağa, sola çevirip bakmıyorum görmüyorum görmek istediklerimi.
Zor olan nedir sevdiğin karşısını çıkıp hiç bir şey olmamış gibi konuşmak mıdır bu benmiyim ben kimin, kimleyim, nerdeyim afallanan bir duygudur!
Hep demişim hep hayalini kurmuşum bir gün bu şehire gelicek ve benimle aynı şehirde olacak uzakda olsa aynı yıldızlara bakıcak aynı havayı çekecek sokakda yürürken bir gece onun kokusu hissedeceğim evet bu budur işte beni biraz daha anladınız sanırım size daha da anlatacağım aylarca haylini kurduğum Sevda'dan nasıl ve ne hissettiğimi.
Bir düşünün! Aynı şehirde olduğunuzu öğreniyorsunuz neler hissedersiniz uyuyamaz, iş yapamaz yemek yiyemez hele sigara alışkanlığınız var ise dahada çok sigara içersiniz hep aklınızdan Onun hayali geçer yaşadıklarınız gözünüzün önünden hiç gitmez ama o gece herşey daha canlı görünür kalbiniz felaket bir biçimde atar inatya artık acıları ve mutluluğu bir anda yaşar şöyle bir düşünürsünüz bu İYİ birşeymi yoksa KÖTÜ birşeymi diye sorular sorarsınız sabahın ilk ışıklarında ve biraz umudunuz biraz kırılır erken saatlerde ofisinize yada iş yerinize gidersiniz bu içinizdeki heycanı bastırmak için işe verisiniz biraz kendinizi ama o'da kar etmez ve bir müddet sonra zamanında hayal ettiğiniz kişinin sesini duyarsınız bu bir rüyamı yoksa tamamen gerçekmi diye çelişkiye düşersiniz kalbiniz tekrar hızla ritim rükseltmeye başlar elleriniz titremeye ve rahat düşünememeye ne olduğunu bile anlamadığınız bir durmun ortasında herşeyin tamamen gerçek olduğu bu dünyada ona bir baktığınızda kalbinizin duracak olması korkutur!
Onu görmek, kokusunu hissetmek eminim şu dünyadaki en güzel duygu olmalı evet evet böyle olmalı, lakin kilitlenip kalabilirsiniz sadece bir - Merhaba'dan başka birşey söyleyemezsiniz yüzüne bakamaz ama sesini ve kokusunu hissetmek ve sadece uzun bir zaman sessiz kalıp onu dinlemek şu sesi aylardan beridir duyamamanın feryadıdır bu olsun acıda konuşsa tatlıda konuşsa çok iyi hissetmeni sağlar kalbine ve damarlarındaki kana adrenalin pompalar ve sen sadece o mutluluğu hissedip dinlersin ve gitme vakti yine gelir, yine gelir işte o zaman birimi biri şu ZAMANI durduramazmı çok değil sadece sarılıp, hasret gidermek için durduramazsın gitme diyemezsin gitme diyip yalvarsanda onun içinde nefret vardır sana karşı dur! desem durmaz sadece ardından yine öylece kalıp gitmesini izlersin işte ben bunları yaşadım sen hissedemezsin!

Gittiğin günden beri yüzüm hiç gülmedi...
Akılda bir soru? madem benden nefret ediyor neden yanıma geliyor sevda neden? benle aynı şehri paylaşıyor nefret etseydi yanıma gelirmiydi? benimle konuşmaya çalışırmıydı yada benim olduğum yere gelirmiydi yoksa nefret etmiyormu? nasıl bir durum nasıl bir FANZİN aklım almıyor bu durumda iken ne yapılır ne yapılabilir yine acı çekmeye devam edilmelidir sanırım HAYAT ve YAŞAM artık umutsuz, mutsuz bir vaka eğer unutmuş olsaydım diğerleri gibi aşkın unutulma süresi 45 günmüş ama ben kaç 45 atlattım haraket yok ne başkasını ne unutmayı istiyorum bırakın böyle kalsın sanırm bu kalbim fazla dayanmayacak bu aralar çok ağrıyor ailemizde genetik olan ''kalp krizi'' bende'de olduğunu düşünüyorum hatta olduğundan eminim zaten farketmez umutsuz bir vaka olduğumu söylemiştim şu dünyadan tek mutlu olduğum anlar sevdalı zamanlar. Şimdi sadece azrailin gelip canımı almasını ve bendimin ruhumdan ayrılması için o gereken sıramı ve zamanımı bekliyorum hissedebiliyorum yakın bir zaman çok yakın bir zamanda azrail gelene kadar elimde kalan anılar ve maziler ile yetinmem gerek sıramı bekliyorum bir tanıdık olsa beni biraz daha öne alsa olmazmı? ama kalsın ben beklemeye alıştım sevdimde acı çekmeye yüzüm gülemedi!

Kim ağlarki arkamdan bir anam var bir babam ve birde kankam geri kalanların hepsi yalan seven olsaydı yanımda olurdu severdi arardı dostlarım olsaydı şimdi nerdeler kim üzülürki kim ağlar kim ortak olur çektiklerime çekeceklerime ben ezelden yanlızım şimdi burdan kalktığımda yazımı tamamladığımda bir bira birde sigara alıp her zaman düşündüğüm yere gideceğim yanlızlığımla anlıyorum zamanı geldi!
Bir umutla bir iyiyle başlamıştım şimdi kötüyle bitiriyorum...

Sonra her şey sessizleşir mezarlıkta...
posted by Bilinmez at 16:26:00 >0 Yorum

19 Haziran 2008 Perşembe

Aptallarda Ölür!

Zamanla anlıyorsun herşeyi hiç bir sevgiliye inanmayacaksın sana söylüyorum okuyana evet sana senin için ölüyorum derler, ölürüm sonsuza kadar seninleyim, sensiz yaşayamam derler peki ben ben bir aptalmıyım çok sevdim ben bu sözcüklerin hepsini özel insana söyledim sevdama şimdi ben bir aptalmıyım sanki evet der gibisiniz ben herkese bir engelim sanki tek yaptığım sadece çok sevmekti siz siz olun inanmayın herşeye inanır gibi yapın artık ama güvenmeyin kimseye yoksa çok üzülürsünüz ve sizi kimse anlamaz giden dahi şimdi nerde o aşklar nerde o leylalar mecnunlar artık aşk bile ortalık malı olmuş dilden dile dolmuş yapmayın bunları yakında gelecekteki çocuklarımız aşkı yanlış lanse edicekler ben buna üzülüyorum kendi canımdan geçtim yürekten sevin benim gibi şimdi aptallığımla ben ölüyorum ama yanlız!
posted by Bilinmez at 19:26:00 >0 Yorum

AŞK Neymiş!

AŞK neydi bizdeki!
İlk merha'bayla Başladı
Gözler konuştu
Eller birbirini tuttu
Dudaklar birbirine değdi
Peki ya sonra ne oldu?
Bir gün tek edip gitmekmiydi?
Ölünceye kadar sevmek, ama sevmemekmiydi?
Ardına bakmamakmıydı?
Yanlızlık bu kadar zormuydu?
Gittikden sonra ne oldu?
Sen ne oldun?
Ben ne oldum?
Uzun aradan sonra sen değiştin!
Alıştın o hayata, ben alışamadım hiç bir şeye!
Ben sensizlikle kaldım
Sen ise yeni sevgilinle
Ben her gece içiyorum
Sen ise her gece eyleniyorsun
Hakmı bu?
Adalet mi bu?
Hani sonsuza kadar yetecek aşkın vardı?
Sevecektin ölsende
yalanmış belli
Canımı vermiştim sana
Şimdi ellerim boşmu kaldı
Yaşamazki artık bu beden
Hesaplaşır belki
Bu aşk yüreğimde yıllar sonra!


Kafam çok iyi her gece içiyorum yine bu gece bağıra bağıra şarkımızı söylüyorum ''benim küçük sevgilim'' diye elime ne geçiyor hiç bir şey, hatıralardan başka sadece özlüyorum merak etmeyin lanet okumuyorum gidenin arkasından bilirsiniz hiç bir yazımdan lanet geçmez içimden dahi ama hep içiyorum be yine bu gece olduğu gibi, beşiktaşımın dediği gibi '' çok sevdik be abi'' hemde ölümüne ne gelir elden...
posted by Bilinmez at 01:54:00 >0 Yorum

17 Haziran 2008 Salı

Esirin Oldum

Belliki beni üzmek istersin artık Üzülmemi istersin
Belliki Mutsuz olmamı istersin, gözlerim hep ağlamaklı olsun istersin
Ellerim hep titresin beni kimse sevmesin istersin
Belliki artık gözlerim hiç görmesin bakmasın kimselere
Ayaklarım başkalarına gitmesin, ellerim başka elleri tutmasın
Sefillik çekmemi, rezil yaşamamı biliyorum çok istersin
Bunlardan ötesi ölmemi istersin ölürken acı çekmemi
Biliyorum sevda ama sen bilmiyorsun sevildiğini
Yaşamıyorum zaten nefes almıyorum
Bakmıyorki bu gözler görmüyorki kimseyi
Yine bu sefer her zamanki gibi!
SUSACAK vaktim yok ÖLÜM yolunda
Kalbimi bağışladım sana
Emanet aldığım canı teslim etmeye gidiyorum!
posted by Bilinmez at 13:17:00 >0 Yorum

Eriyorum!

Sarmıyor bu gece hiç senden başka bir şey düşünmek
Sıkıyor boğuyor bu gece 4 Duvar arasında kalmak
Hasret rüzgarları esiyor kalbinden kalbime
Eksik olmaz dudaklarımın arasından sigaram
Eksik olmaz damağımda alkolun tadı
Seni bana daha yakın tutar bu koca evdeki yanlızlığımla
Herzaman seninleydi bu yürek...
Sanırım sensiz eriyorum
Kalbim Sevda, yüreğim Sevda, ciğerim Sevda...
posted by Bilinmez at 10:14:00 >0 Yorum

Zalim Hayat!

Ne ettin bana zalim hayat zalim sevda!
Ne ettinde beni bu hallerde koydun!
Neydi suçum günahım bumu bedeli?
Neler ettimde nelerle kaldım elimde?
Bunlar artık bir hiçmi hiçin içinde bir mi?
Hep sorumusun sen sevda çektirdin elinle!
Yazık değilmi geçmişe, neler yaptın bak yüzüme!
Şimdi nerdesin diye sormaya korkar oldum!
Hiçmi hatırlanmam hiçmi umursanmam!
Anlaşılan O ki! Unutuldum Sevda!
Unutuldum bir hiç uğruna
Hiç mi olduk Şimdi Sevda
Galiba buldun yeni sevgili,
Buldun mu? Beni unuttunmu?
Ben unutamam Sevda unutamam ki o senle geçen günleri!
Ben hep burdayım seni bekler oldum
gözlerimle yolunu gözler oldum
Eyy Sevda Beni Unutma
Hatırla Son isteğimdir senden
Unutma Beni SEVDAM yüreğim!
posted by Bilinmez at 01:08:00 >0 Yorum

15 Haziran 2008 Pazar

Beni 1 Anlasan, Ah 1 Anlasan!

Ah Sevdam içiyorum senin için deli gibi, sayfalar dolusu yazmak istiyorum sana içimden geçenleri ama nasıl anlatsam ne anlatsam sana'da nerden bileceksin halimi kültablam dolmuş izmaitlerle başımda boş şişeler göz kapaklarım kapanmak ister gibi ama en gel oluyorum onlara uyumasınlar diye, hep sen geleceksin diye yalan atıyorum onlara biliyorum gelmeyeceksin, ama gelirsen şahane gelmezsen bahane, elimden ne gelirki dönmen için. Sevdam aşkım, Birtanem kim nerden bilecek'ki benim çektiğimi hayatım yanlızlık senfonisi paylaşılmaz her zamanki gibi bu seferde SUSUYORUM!
posted by Bilinmez at 03:36:00 >0 Yorum

Şu Sözler!

Bir gece yarısı dinlerken bir şarkı beni çok etkiledi ve Sevdam ile paylaşmak istedim çok etkili beni sevk etti bunalıma ben hayata eremedim sen er hayata ama geçmiştir insanı ayakta tutan! ben durmuyorum ayakta dizlerimin üzerine çöktüm hayata yalvarıyorum gör bak benim rezil rüsfa hayatımı saygılarımla Sevda önünde diz çöküyorum saygımdan;

Murat Kekilli - Doveceksin Dizlerini

Yarim bende uzaklarda
Zannetme ki güleceksin
Bir zalimin kollarında
Pişmanlıktan öleceksin

Yaş tutacak gözlerini
Döveceksin dizlerini
Bu sevdanın izlerini
Bilmem nasıl sileceksin

Vazonda güller solacak
Günün kahırla dolacak
Hasretin hançer olacak
Yüreğini dileceksin!
posted by Bilinmez at 03:16:00 >0 Yorum

14 Haziran 2008 Cumartesi

Zaman Beklemez!

Yıllar çarçabuk geçip giderken hiç bir şey yapamadan seyretmek!
Şu aralar en sıklıkta bunu düşünür oldum belki hayatımın üçte ikisini kat ettiğim için.
Hep ertelenmiş yarınlara o kadar çok şey var ki yapamadığım…
Oysa zaman beklemedi ne beni ne ertelediklerimi, akıp giderken ne kadarda acımasızmış meğer.
Anlamak için hayatımın en güzel çağlarının ellerimden kayıp gitmesi gerekiyormuş; anladım!
Zaman dan bol ne var acele etme sabırlı ol diye biten ömrüm bir şans daha verir miydin bana!
Yaşanmamış yıllarıma tekrar dönebilir miyim?
İçim acıyor hüzün basıyor her yanımı, ağlıyorum.
Bilseydim bu kadar değerli olduğunu, ziyan eder miydim hiç
Her anını dolu dolu yaşardım, tadına vara vara
Ertelemezdim yarınlara
Utanmadan, başkalarının istediği gibi değil gönlümce; keyfimce
Zaman beklemedi beni çekti koydu gitti!
Üzgünüm yapamadım...!
posted by Bilinmez at 16:24:00 >0 Yorum

Ne Dememi İstersin!

Çok sevdiğin bir insanı kaybetmek kolaymıdır? Sevda işte herşeyin en başında, yanlızlık dersen almış başını gitmekte herkes ayrı kafadan birşeyler söylemekte yaşamayana göre herşey kolaydır anlatması söylemsi birde bunları yaşayanın yerine koysanınz kendinizi ne kadar farklı olur demi herşey. Bir arkadaşım bana yardımcı olmak için belkide içimdeki acıyı daha kolay atmam için söyledi ama dahada ciğerim yandı ne mi dedi? hemen aksettriyorum size;

Birisi:
''Seni kafaya takan yok ama sen hala onu kafana takıyosun aranızda bi sorun yokmuş gibi gelir aslında bi sorun vardır ve bunu sana söylemezler. Hop bi andada gidi veririler ve sen ortada kalırsın önemli olan o anda senin ne kadar zamanda toparlanıp ayağa kalkabileceğindir! Sen böyle yaptıkça o ve arkadaşları vaybe sen neymişsin ADAMI darmadağın ettin hala kendini toprlıyamadı diyolardır. Gelmez o günler geri boş ver işte sen şimdi yeni günlere bakacaksın onlar eskide kaldı onlar artık en güzel birer anı olarak arada hatırlarsın ve hatırlayacağın şeyler geçer gider.''


Doğrumu dersiniz şimdi Sevda başka birinimi buldu? ve onu çokmu seviyor beni unututmu yani bu kadar kolaymı bu durumda benimdemi başkasını bulmam gerekiyor Sevda hep şöyle derdi ''bu kadar midesiz olamam'' şimdi ben hiç olamam, olamam ben bir hiçim yapamam böyle bir şeyi dilim söylemez, gözüm bakamaz, ellerim tutamaz bir başkasını nasıl yaparım derim yapamam neden çok!

Bir kaç arkadaşımla Güzel mekanda içiyorduk, laflıyorduk (alkole karşı iyice bağışıklık kazandım) arkadaşlarım ne durumda olduğumu bilyordu halimdende belliydi ve bir arkadaşım şöyle dedi;

Başka Birisi:
''Bak kardeşim sen bizim kardeşimizsin üzülmeni elbette istemeyiz ama şu yönden düşün, belki o senden dafa fazla seviyor! belki senden daha çok acı çekiyor! belkide senden hiç ayrılmak istemedi ama zorunda kaldı! çok acı çektiği için başkaları ile seni unutmaya çalıştı belki başardı belkide başaramadı sen Bedirhan Gökçe veya İbrahim Sadri'nin şiirlerinle alkol ve sigara ile acını yatıştırabiliyorsun belki ama, o ya, o ne yapsın tek çare olarak başkaları ile acısını bastrımaya çalıştı belki seni hala unutamadı! çok zor durumdada olabilir bunu tek çare olarakda görebilir ama çok seviyorsa inan içten gerçekten seviyorsa başaramazsa acısını yatıştırmayı döner!''

Bu konuşma esnasında çıt çıkarmadan dinledim gerçekten iyi düşünmemi hissettirdi anladımki belki yıllar geçsede üstünden döner belki bir gün arar diye umuda sardım kendimi ama işte bir umut olsun içinde bir ışık olsun içimde şimdi iste daha çok içiyorum artık Sevdanın hayalinle yaşıyorum bir gün bir umut gibi yanımda olacak bu dağılmış hayatımı toplamaya gelicek kırılmış parçalanmış kalbimi yerden toplayacak iyi olmamı sağlayacak buna inanmamı istermisiniz?

Mutsuzluğumla, yanlızlığımda, hüzünlerimle, yaşamayı öğreniyorum sanırım! becerebilirmiyim?
posted by Bilinmez at 14:04:00 >0 Yorum

Felsefen Bumuydu?

Çokmu sevmişitin beni Sevda, Hani! nerdesin hayat felsefesi senin için bumuydu beni bu halde bırakıp gittikden sonra ki halimi perişan eyleyip beni dağıtmakmıydı? Hiçmi sevmemiştin sevda beni, seni senden çok sevmiştim kaç defa ölüp dirildim senin uğruna sevda yapılırmıydı bu bana hiçmi merak etmezsin halimi belki arada yazılarda gülümserim ama sonra güldüğüme pişman olurum sensiz gülmenin haram olduğunu anlar susarım konuşulanları dinlerim. Sevda hani hayallerimiz vardı toz pembe hepsi şimdi kara bulutmu oldu. Ben oldum şimdi bir kara bulut ağlarım yamur gibi her gece o mutlu günleri düşünürde yorarım kendimi. Sevda! hani söz vermiştin bana hani hayatının, hayatımın, hayatımızın anlamıydın! Ah be Sevdam seni düşünmeden geçirdiğim gecem gündüzüm yok sen gittinya hayatım alt üst oldu. Nasılda özledim seni kokunu bana bakışlarını en çok o gülsemeni özledim gülümseyince gamzen çıkardıya kalbim fenalar içinde çarpardı. Sevdam seni en son bu şehirden gönderdiğimde şehir bile ağlamıştı o otobüsler bile gitmeni istememişti şimdi her otobüste varmısın içinde diye bakıyorum geldinmi, inecekmisin bana ufak bir gülümsemeyle merhaba ben geldim diyecekmisin. Biliyormusun Sevdam, hayattan artık hiç bir umudum kalmadı yere diz çökmüş, başımda önüme eğilmiş bir köle gibiyim, sanki hayat bana istediklerini yapmış karşımda gülüyor ben kazandım diyor bana işkence yapıyor yenildim evet kabul ediyorum direnecek gücüm kalmadı susuyorum!

Bunalım-Melankoli, Kırık-Kırılgan, Ölen-Dirilen, Acıyan-Seven... Bir ben, Tek ben, Ya SEN?

Aldanmıyorsun Sevda bilmiyorsun ne çektiklerimi! konuşma ardımdan sus ve bu sefer sadece beni binle bak dinle çektiklerimi öğren çektiklerimi çekme Sevda ama sadece öğren! Yanlızlık nasıl bişey bil çünkü ben şu şehirde çok yanlızım kimseler yok yanımda kimseler yok beni dinleyen kimseler yok acımı hisseden Nolur Sevda sus hiç birşey söyleme, bak bu gece şehrin ışıkları nasıl yanıyor denize nasılda vuruyor yanlızlıkdan biraz daha sönük sanki. Bu gece her zaman olduğu gibi her nefesimde eksilmeyen bırakmayan sigaram ben hep ordayım Sevda her gece o mehtap'da seni yaşıyorum tek başıma!
posted by Bilinmez at 12:07:00 >0 Yorum

13 Haziran 2008 Cuma

Dön Artık Sevda

Ah be Sevda! gideli 5 ay oldu dönmeyecekmisin artık geriye, ne hallere soktun beni acımalı, acınaklı Bedirhan abi seni soruyor şiirlerinde ibrahim abi seni anlatıyor bir şiirinde seni bana, ne güzelde söylüyor elimden mey düşmez dinlerken, kendimi unuturum sevdayı düşünürüm ah be Sevda akşamlar ne kadar güzel geçerdi senle ''Gecenin efkarı iniyor perde, perde sevdanın hayali vuruyor arada bir içime'' Of be ibrahim abi sevdamı ne kadarda güzel anlatmışsın diline sağlık hem içiyorum hem sevdayı düşünüyorum sevdam nerde ne yapıyor kimbilir benim kadar düşünüyormu kendini zaman kötü ibrahim abi herşey basit olsaydı bende düşünmezdim sevdayı ama abi şöyle bir söz vardır ''Çok sevdik be abi'' unutmak mümkünmü sevdayı. Ah be abi o sevdanın sokağında oturuyorum bende işte bu akşam odamda yine efkar var dediğin gibi bende her akşam efkar var abi sizde dinleyin benim sevdamı dinleyin ibrahim abimi bakın neler söylemiş ağlamayın sakın bakmayın siz bana ben ağlarım güzel abim söylerken gözlerim doluyor sevdayı söylerken Dinle Bakalım.
posted by Bilinmez at 21:04:00 >0 Yorum

12 Haziran 2008 Perşembe

Cevapsız?

Sevdiklerimi severmisin?
Geleceğim sen olurmusun?
Geçmişi benimle yaşarmısın?
Üzüldüklerime üzülürmüsün?
Yağmurda benimle ıslanırmısın?
Beni mutlu etmek için ne yaparsın?
Ben çok mutsuzum sen mutlumusun?
Yaz gecesi yıldızları benimle sayarmsın?
Sahilde Ay ışığını benimle izlermisin?
Papatya yapraklarını benim için seviyor sevmiyor yaparmısın?
Yanı başımda uyurmusun ben uyumam seni izlesem kızarmısın?
Bana makarna yaparmısın kötü yapsanda sen üzülme diye hepsini yerim üzülmezmisin?
Seni güldürmek için çaba göstericem sen yinede kötü yaparsam gülermisin ''gamzeni'' görmem için?



Umudum kalmadı sanırım bu cevaplar için geç kalmış sorular geç kalınmış yaşantılar yada hayata erken gelen ben özlediklerimi yada yaşamk istediklerime bir cevap yetersiz bende yada çok soruyorum soruları şu hayata lakin cevapları bu yüzden alamıyorum hep gidenler yada hiç gitmeyenler gidemeyenlerden ya aslında içimde biraz parçası kalandan alamıyorum şu güzel cevapları ne yaparım ne ederim de nasıl mutlu olurum olmaya çalışrım mutsuz olan ben sen nasılsın mutlumsun yoksa benim gibi mutsuzmu?
posted by Bilinmez at 22:43:00 >0 Yorum

03 Haziran 2008 Salı

Rüya!

Nasıl yazacağımı bilemiyorum ellerim hala titriyor. Gözümün önünde sen, o masum gülümsemen işte herşeyin başladığı yer bu şehir yatağıma uzandığımda tavana gözlerimi diktim seni düşünüyorum ilk tanıştığımız an herşey ne kadar güzel başlamıştı ilk anlar tamlar, tanımlamalar yetersizdi ilk bakışda aşka inanırmısın diyip soranlar herkese saçma gelmiştir ama yaşandıkdan sonra anlaşılır ne kadar yanlış düşünüldüğü işte dedimya ilk bakış, ilk bakışlar herşeyden önemlidir hiç bir şey konuşmadan gözler konuşur, ben burdayım dercesine şimdi yine herşey farklımı işte tavana gözlerimi diktim bunları düşünüyorum gelmişinden geçmişine kadar! ne varsa döküyorum gözlerimden hepsini damla! damla! yattığım yerden karanlık odamda sigaramdan derin derin nefesler çekerken her nefesimde çektiğim sigaramdan karanlık odam hafifden aydınlanıyor. Derken seni görüyorum işte o ilk bakışlar yine başladı konuşmadan onlar konuştular gözlerinin en derinlerinde bir ses duyuyorum sanki çok özledim dercesine öyle bir sarılıyorsunki benim gibi yanlız olduğunu söylüyorsun anlatıyorsun bana herşeyi başından geçen bütün kötü olayları ben hep yanındayım diyorum sana, üzülme artık sen ağlama! lütfen beni bırakma diyorsun ben seni hiç bırakmadımki diyorum hep yanındaydım, hep yanı başında uzun uzun birbirimizi izliyoruz sonra anlıyorumki bu bir rüya! hiç bitmesin istiyorum hiç, gitmesini istemiyorum ne desem de seni benden götürüyorlar daha sana doyamadan ellerim kollarım bağlı -beni götürmesinler, yardım et bana, kurtar beni diyorsun ama elimden ne gelirki rüyalarımda bile seni benden alıp götürüyorlar o saçma sayılmayacak olan rüyada bile çaresizce gidişini izliyorum seni sevdiğimi söyleyemeden götürüyorlar. Rüyalarıma bile hükmettiler ve uyanıyorum sabahın beşinde döküyorum gözyaşlarımı yastığıma rüya olmasan diyorum yanımda olsan ama ne çare benin düşündüğüm gibi beni düşüyormuydu acaba? Sevmek için bir bakış başlatmıştı bir bakış nasıl bitirebilirdi çaresizlik içindeyken!
posted by Bilinmez at 18:00:00 >0 Yorum

19 Mayıs 2008 Pazartesi

Yinede Gitme

yapma! gitme! desem bile gidiyorsun bu kadar kolaymı silebiliyorsun olsun sen yoldan çıkmışsın geçmiş olsun, sağlık olsun, yolun açık olsun aman dikkat et yolun sonuna varmadan kaybolurusun, düşer incilir yorulursun yok olursun sen yinede gitme kal yanımda yanı başımda korurum kollarım seni üzülme üzülmeni istemem üzülürsen sonra ben kahrolurum sen yinede gitme gittiysende dön hala gittiğin yerde bekliyorum...

sen düşler peşinde koş ben kalbimin sesini dinler konuşurum ama sen yinede gitmesen!
posted by Bilinmez at 10:18:00 >0 Yorum

16 Mayıs 2008 Cuma

Yapay Magazin

Anlamsızlaşmaya başladı hayat hiç bir şey yokmuş gibi davranması yokmu, zamansız gidişleri hep, içim çok acıyor anlamsız, amansız, faydasız mı kaldı herşey şimdi önümüzde ne kadar önemlidir en önemsiz olanlar bile cüzdanımda taşıdığım fotoğraflar gibi hep montumun sağ üst cebinde taşıdığım yüzükler gibi önem kazanmış herşey sevgiyi aşkı 2 kuruşluk magazin haberlerine çevirenler 3 hafta bilemedin 1 ay ilişki yaşayıp aşkım diyenler bunları geçtim önceki yaşananlar çokda önemsiz gibi 1 aylık sevgiliyle ne yaşadında o dudaklarından öpmesine izin verirler herşeyi zaman çizmezmi önceki yaşadıklarına bir yabancıya teslim ederlerya herşeylerini çokda önemli bir insan mış gibi aşkım derlerya ne anlamsızdır şu sosyete hayatı hiç bir kitapdada yazmazki nasıl yaşanılacağı bakarak görerek, öğrenirler o 2 kuruşluk sevgiyi aşkı utanmadan seni seviyorum ve aşkım kelimesini kullanırlar anlamlarını bilmezler bile öl desen ölmezler çok mataf bişeymiş gibi ne münasiptir bunlar için bir bilen yoktur gerçek aşkı paraylada alamzsın ''bu bir slogan değil ama diyen diyebilir'' ancak ve ancak sadece yaşarsın yıllarca en iyisini, en kötüsü halinin tanırsın onunla çılgınlıklar yaparsın aşkı yorumlamaya bile gerek yoktur o vakit. Yaşanacakların yaşananların yaşanmış olanların bunların bu tür ilişki esansına dayanarakda olsa hiç bir hükmü yoktur bence buna aşk değil buna başka bir tarif vermeliyiz 1 aylık ilişkiler için. Peki! ya bir önceki sevgili neler yaşar merek edilirmi edermi o 1 aylık sevilinin yanında onun boynuna sarılırken yada şöyle daha iyi olur şimdiki sevgilinin omzuna kafanı koyduğunda hala onu düşünürmüsün en son bir önceki sevdiğine ne zaman koymuşsundur onun omzuna başını bunumu düşünürsün yoksa ne yapıyor nerelerde kimle kime diyemi düşünülür, düşünülür elbet inkar bile etmemek gerek. Bumudur derlerya işte bu bir ''feryattır'' ya hala aklım almayan konular neden yapılır bu eski sevgiliye ibret olsun diyemidir 1 aylık yeni sevgiliye dudaktan öpüşmeler bumudur! eski sevgiliyi unutma teknikleri yada başka yeni adaylaramı kur yapmalar açık kapı bırakmalar nedir nedendir bunun böylemi olması gerekir bu bir kanunmudur çözüm aramalar olmaz ama herşeyi silinmiş gibi yapılır silinmezki neden boşa kürek sallanır neden çabalanır böyle misal koca okyanusta ada aramak gibi bişeydir bu aslında suçu aramamalıdır çevresinden gelir bütün problemler sanılan şey arkadaşlardır en yakın dostlar diyipde sarınlar herşeye vesiledir onlar iyiyide yaşatırlar kötüyüde sinirleri yıpratırlar eski sevgiliden bile ayrılma nedeni sebep olarak %90 onlarak onlar gösterilir yapılan hataları 2 sevgili kendi aralarında düzeltemezmide onlara ihtiyaç duyulur çok ilginçtirki bunu sonu gelmez kısa ve öz bir biçimde şunkları diyeceğim ama ister istemez konu uzuyor ve üzüyor her satırın her kelimesi, neyse konuya dönelim aralarında vurgulayarak yazdıklarıma aşık diyemeyiz bunun bir halk dilinde yada değil bunu bir tabiri yok olsada kötü bir tabir olurdu sanırsam ama acıyı çeken anlar terkedilen, gerçekten yürekten seven, belki bir kaç pürüzden hayatlarını birleştiremeyenler bekide hiç sorunsuz yıllarca birlikte olanlardır gerçek aşkı yaşayanlar ama belki benle aynı fikirde olmayanlarda vardır olsun zamanla anlarlar 1 aylık sevişmelerinin acısnı ağır öderler zamanla harcanan zamanı eskiye dönüp devam etmek isterler ağlarlar hıçkıra hıçkıra bir zamanlar o güzel dudaklardan sevgi sözcükleri çıkarken o dudaklardan küfürler, beddualar, bağırmalar çıkar hiç olmadık bir anda ağzından nedir bu sana diyorum sana ne dir bu?
şimdi anlaşılır neler yaşandığı mutlu anlar anılar aranır kimler yıpratmıştır bir önceki güzel ilişkiyi böylemi olması gerekiyordu diyebilirsin içinden kısaca böyledir kısa magazin aşkları saygın biriyle kısa bir muhabbet geçmiştir aramızda ve şöyledir fazla lafı uzatmadan.

Say;

Bilge Dediki (17:26):
Sevmek bazen vazgeçmektir Zii

insensitive Çekirge (17:28):
evet herşeyden vazgeçmektir

Bilge Dediki (17:28):
sevdiğinden bile
Bilge Dediki (17:35):
birini kendinden çok severse ne olucağını biliyosun!

insensitive Çekirge (17:36):
bilyorum ben oluyorum!

Bilge Dediki (17:37):
olma inan karşı anlamıyor...

c:\documents and settings\ben\my documents\resimlerim\sevgili_ismi (o hep orda)

Doğruyuda söyledi Bilge ve ek$i sozluk'e yazdiklari entry'lerin biri çok önemli buyrun bunu bi okuyun 15. entry'deki yazar çok güzel şöylemiş canımı çok yaktı ve tek kelimeyle kısa ve öz bir cümle devamını okumanızı rica ediyorum. Buyrun burdan tıklayın ve OKU.

posted by Bilinmez at 16:47:00 >0 Yorum

12 Mayıs 2008 Pazartesi

Bakışların

Ne güzelde bakıyorsun bana öyle sanki gitmeyecek gibi hep yanımdasın sanki ne kadar güzel bakışlar beni çok özlemiş gibi ben daha çok özledim dercesine sarılıyorum fotoğraflarına ne güzel bakıyorlar o fotoğraf kareleri ne güzel o gülüşlerin içimi ısıtıyor bekle beni hep dercesine hayal işte kaptırıyorum kendimi ama dur benimle konuşuyorsun okadar zaman'dan sonra bana merhaba diyorsun ama bir yabancı gibi ama olsun bir merhabanı esirgemedi o bakışların gölzerin ışıl ışıl parlıyor o ilk fotoğrafınla hayallerim canlanıyor üstünde sarı bir tişört var sahil kenarında yürüyoruz o kadar tatlı gülümsüyorsunki hep ordasın gitmemişsin sanki istemeden geliyor üstüme ütüme fotoğraf kareleri ama ne kadarda gülümsemişsin o bakışların aldı ilk bakışda aklımı başımdan yine hep aklım onlarda söz vermiştinya sözler bile kifayetsiz kalmış belliki artık söylesene nerdesin artık başkalarınamı bakıyorsun artık öyle tatlı, masum, gülümseyerek o bakışlarını varmıydı sözünden dönmek varmıydı bırakıp gitmek hani ne yaparsak yapalım birbirimize ölsekde bırakmak yoktu sözler bile boşmuş artık içtiğim sigaradan farksızmı oldu herşey birer birer bittimi külmü oldu evet kül oldu sanırm geriye kalanlar sadece masumane bakışlar ah o bakışlar ve sözlerin geriye hiç bir şey kalmadımı...
posted by Bilinmez at 22:11:00 >0 Yorum

Sanmıştımki?

Hep sanıyorum boş umutlar boş hayaller peşinde koşmaktan sanki zevk alır gibi nedense niyeyse sanki herşey beni üzmek istercesine karşıma çıkıyor herşey, herşeyin bana kastı var gibi anlamsız umutlar neden ya neden lanet okumak isyorum ama ağzımdan çıkmıyor o sözcükler boğazımda bir şey düğümleniyor ya ağlıyorum gözlerim kızarırcasına neden diyorum hep benim suçum neydiki bunları yaşamk için halettim kahretsin ya ben ne yaptımda bu durumlara düştüm sende olmasan blog ben kime yazar kimle konuşurum beni bir sen dinliyorsun kendimi vurmak istyorum artık ne yapmam lağzım biraz umut için kahretsin yine ya alkölük olsdum ellerim titrer oldu günde iki paket sigara içer oldum saçlarıma aklar düştü yüzümde kırışlar gözlerimin altında torbalar oluştu yaşlandım hayat beni erken yıprattı kaderim işte ne yapabilrimki değilmi duruyorum yine o ay ışığının altında aşka inanmakla büyük bir aptallıkmı ettim sence sonucu bana rastladı işte bela desen değil gurur desen değil bence bu bir zulüm gülümsemiyor artık yüzüm hatırlarda olmasa inan vururdum kendimi off off kızıyorum kendime ama ne çare kaderin bana karşı bir hükmü var sanırım yine sahile gidiyorum o hep olduğum yerde hatıralar beni bekliyor artık iyice kötüye gidiyorum geri dönüp baktığımda ne kadarda çok mutluymuşum ne kadarda çok gençmişim şimdi oysa tam bir yaşlı adam rolleri oynuyorum sıyırdım iyice iyice sardı hatıralar ne çare alkolmü ya hayır neden beni hala teselli etmeye çalışır gibi karşıma çıkıyor madem beni sevmiyor peki neden böyle yapıyor bundan keyifmi alıyor bunları ben diyorumda içimde başka diyor hep açık olsada görsem orda benle konuşmasada konuşsunda ben herşeyine katlanırım diyorum katlanıyorumda ama neden beni üzercesine konuşuyor ben nasıl birini sevmişim allahım ya neden böyle yapıyorsun kulunu çok sevdim diyemi yeter artık ya hep kalsın yada hepden gitsin ne halde olduğumu biliyormuki sanki ne çektiğimi ne acıdır bu çekilmez çile oldu artık ama ben hala katlanıyorum bu başka bir duyguymuş sanki mutluğumu bedenimden çekermiş gibi banada yazık değilmiki karakara düşünmekten gece gündüz adını sayıklamaktan başka ne yapıyorum offf artık iyice saçmaladım bana diyorki ''mutlu ol'' nasıl mutlu olmamı bekliyorsa hislerimi bilmiyorki kalbimin ona karşı nasıl çarptığını hiç ağlıyormu diye bir merak sarıyor içimi ama belliki artık üzülmüyorki benide düşünmüyor ben hep onu düşünüyorum olsun onun hakkında hiç kötü düşünemem hep onu seveceğim hiç kimse olmayacak onun yerinde ben önceleri hep sanmıştımki evlenip bir aile kuracağız sonsuza dek mutlu olacağız ben hep sanmıştım işte ilk başta söylediğim gibi ben hep sanıyorum işte artık o başka yollarda yürüyor ben hep yine yeniden sanmıştım demeye devam ediyorum sanmıştım sanmıştım şanssızmışım... yerine kimseyi koyamadım...
posted by Bilinmez at 20:44:00 >0 Yorum

Ayrılık

İki damla yaş aksa gözünden
Ayrılık yüzünden
Beni anlarsın

Düşenin halinden düşen anlar
Düşmek değil de kalkmak zor
Sen de anlarsin

Ayrılıp gittin senin vebalin
Değdi mi bari
İnan çok ağlattın
Ne demiştin bana ne olur hatırla
Göze göze, dişe diş, aşka aşk
Sakın unutma

Dokunsan ağlayacak gibiyim
Kal desen kalacak gibiyim
Hala seni bekler gibiyim
Ah... zor... Ayrılık çok zor

Son günlerde çok sık dinlediğim sıkı bir parça ve güzel söylemiş çelik, lakin güzelde söylemiş çokda anlamlı afiyet olsun...
posted by Bilinmez at 09:09:00 >0 Yorum

10 Mayıs 2008 Cumartesi

Olmuyor

Seni okadar çok özledimki anlatamıyorum dile getiremiyorum söyleyemiyorum hep yanımda olsaydında kavga etseydik ne güzeldi kavgalarımız bile kızardık birbirimize ufacık şeylerden en basit olaylardan sabah olmadan barışırdık dönerdim yine sana sensiz olamayacağımı anlardım sonra gülerdik o en basit tartışmalarımıza seni yanlız bırakmamak için hiç ayrılmazdım yanından sen nereye ben orayaydık şimdi ise gözüm doluyor hafif bir tebessümle o günleri düşünüp gülümsüyorum hala ısrarla seni düşünüyorum çok özlüyorum hayatımda en güzel günleri yaşadım şimdi ise kabus gibi devam ediyor. Çok büyük bir parça eksik hayatımda içiyorum ama keyiften değil sıkıntıdan, acıdan, mutsuzlukdan bir çok neden bir çok sebep düşünürde bakar oldum günde iki paketten fazla sigara içer olmuşum ama hala yaşıyorum neden yaşıyorsam ama azrailin soğuk nefesini hissedebiliyorum ensemde ufak bir yanlışımı gözler gibi, bende yanlış yapmaya çalışıyorum ama almıyor beni neden? Çok şey istemiyordum birazcık mutluluk daha ama zaman çok gördü bana bunları hep bir hata gibi kalbimin üstüne, üstüne vurdu biraz daha kal diye hep yalvardım bira kaç dakika daha bilyordum gidecektin ama çok erken olmadımı? biraz daha kalsaydın olsaydın yanımda sevseydin beni ben çok severdim kıyamazdım sana kıskanırdım bakan gözlerden. Çok ağlardım oturup köşe başlarında ama sen kıyamazdın bana yine döner dolaşır gelirdin yanıma sarılırıdn sıkı sıkı hiç bırakmayalım derdin ya ayrılamayız derdin şimdi herşey farklımı sence farklımı senin için yazıkmı bana yoksa o geçene günlere harcadığımız özlem duyduğumuz aşka riayet ettiğimiz günlere bilyormusun hep o geldiğin otobüsleri görüyorum evet geldi bu sefer diyorum ama seni getirmedi sen inmedin o otobüsten ne zaman onları görsem kalbim duracak gibi oluyor hep seni gece yarıları, sabahları yada akşamları aldığım aklıma geliyor ve sonra yine gönderdiğimi bilyorum gidişlerin hep canımı yakıyordu geldiğinde ise kalbim'de anlatılmaz bir duygu yaşıyordu şimdi ise toprağından ayrılmış, koparılmış, sökülmüş, parçalanmış bir çiçek misali kuruyorum seni çok özledim herşeyim herbişeyim derdim demek isterdim ama sen gelmezsin dönmezsin dönemezsin artık yanımda olsan olsaydın ne olurduki sanki dönsen ne olurdu bana her zaman olduğu gibi destek çıksan akıl versen verirdin tabi ama ben gurur yaparmış gibi uymazdım ama sen bilmedende yapmaya çalışırdım planlar yapardım gülümsetirdin beni AH o hatıralar onlarsız yapamıyorum artık sen yoksunya onlar bana destek çıkıyorlar gittiğimiz, gezdiğimiz yerlerde bana teselli veriyorlar ağlatıyorlar, üzüyorlar belki beni ama onları bırakamıyorum AH o şarkılar, AH o hatılarlar yokmu hep yanımdalar baş ucumdalar hepsi eksiksiz yanımdalar onlar olacağına sen olsaydınya onlar beni göz yaşlarına üzüntülere boğacaklarına sen üzseydinya beni ama sebepsiz nedensiz yinede yanımda olsaydınya neden olmuyorsun neden yanımda nefes alıp vermiyorsunki olmuyormu artık yapamıyormusun benim neyim eksikti seni yeterince sevmedimi yoksa ne diyebilirimki başka AH sen diyorum AH aşkım AH ben AH biz ne çok severdinya beni şimdi sadece bir başımayım yine o köşe başlarında yine o sahilde yanlızım terkedilmiş bir şekilde duruyorum hep izliyorum o gün batışını beraber izlediğimi yerde bir elimde bira bir elimde sigara sana kızamıyorum nefretde edemiyorum seni hep iyi hatırlıyorum ben üzgün olduğumda beni gülümsetmesini başarırdın bir sen yapardın bunu senin yanında cennetteymişim meğer şimdi ise karanlık bir şehirdeyim ışıkları gitmiş gibi ben senle çocuk oldum hep çocuk kaldım evlenecektikya hep hayallerimiz vardı hepsi yine hayalmiş gerçektende miş'mi? miş olmuş artık sadece susuyorum ve seni düşünüyorum hep orda kalbimin içinde olduğun yerde senle konuşuyorum ama sen hiç bilmiyorsun ne çektiğimi konuşuyorum seninle sadece seni çok özledim AH bi bilsen bi bilsen ama bilemezsin seni ne çok özledim! ama hep yerin boş kalacak...
posted by Bilinmez at 18:18:00 >0 Yorum

04 Mayıs 2008 Pazar

Yorumlar

Kafam bozuk keyfim kaçık gecenin bilmam kaçı alkolü çok almışım 03:40 yazıyor eğer doğruysa tabi ne bileyim neden içiyorum neden düşünüyorum kimi yada kimleri ne için neden diye düşüncelerdeyim 3 tane efes extra içtim ne bileiym iyi kafa yapsın die bu aralar bedirhan gökçe, ümit besen iyi sardı ne bileyim normalde arabeks dinlemem işim olmaz ama sardı dinliyorum kafaya artı kafa katıyor ama düşüncelere boğuyor beni şu anda keşkelere itiyor.

Keşke benim olsa yok yok birbirimizin olsak yanımda olsa yine koklasam o ince telli narin saçlarını onun, baksam gözlerine en derin yerlerine göz bebeklerine, konuşsa benle konuşmasada olur baksın yüzüme, bakmasada olur dursun yanımda hissedeyim onu, yanımda olmasada bilsin sevildiğini sevildiğimi hissedeyim ne olurki çok şey istemem biraz sevileyim yeter baksana! sevmeyecek artık beni kaldım yanlız bu dünyada ecelimmiş meğer...

yanımda olsada seviYORUM dese
sensizim yapamıYORUM dese
hayatım sensiz olmuYOR dese
senin yanından gidemiYORUM dese
ah eskiler ah dönüYORUM dese
senden başkasını sevemiYORUM dese

Bu yorumlarım bitmez bu içimdeki inceden çalan romantik bir müzik gibi hep sevildiğini bilsin yeter artık ne diyebilirim ona kafasına silah dayayıp döneceksin diyemem çizmiş yolunu bensiz umarım beni hep hatırlar benim onu hatırladığı gibi sevildiğini bilsin yeter hayatta insan elbet bir defa sever bu kadar çok içten ama her anımda her saniyemde olacak bu içimdeki inceden keman sesi romantik bir müzik misali hayatım ecelim hoşçakal vijdanım kaderim kalbim hep çarp hep at en hızlı şekilde heyecan kat uzaktaki diğer yarım ben dursamda şayet...
posted by Bilinmez at 03:33:00 >0 Yorum

16 Nisan 2008 Çarşamba

Aklım Oyunlar Oynuyor

Bu pazar sırdan bir pazar gibi başlamıştı uyumaya çalıştım ama uyuyamamıştım artık kendimi alıştırmışım uykusuzluğa sıcak bir pazar sabahı evde yalnızdım ne yapmaya çalıştığımı bilmiyordum odadan odaya geçiyordum kahvaltı yapmak istemiyordum içimde bir umutsuzluk sanki bişeylerden kaçar gibiydim elime sigaram ve kibritimi aldım evin içinden bunaldım neyapacağımı bilmezcesine kaçıyordum bir şeylerden kendimi balkona attım sıcak zamanlarda herzaman oturduğum yere oturdum merdiven basamağına ve izlemeye başladım sigaramdan öyle derin nefesler çekiyordumki sigaram hemen bitiyordu ve bir daha yakıyordum bir daha bitiyordu bir daha yakıyordum sanki yarış yaparcasına. Onu düşünüyordum düşünmek istemesemde her anımda o vardı beynimin heryerimi sarmıştı! Düşünüyordum en son kimle buradaydık kim vardı yanımda canım sıkkın olduğu zamanlar bana destek veren bir üst basamakta arkadamdan sarılan sıcak bir el ve sarılan o kollar tüm dertlerimi boşver dercesine sıkardı sarılırdı arkamdan o dışardaki güzelliği seyrederdik beraber ne güzeldi derken kafamı aşağıdaki kapıya çevirdim ve kalbim bir an için hızlı bir şekilde çarpmaya başladı durma devam et dercesine onu gördüm. Kapının önünde kapıyı açtı ve bana bakıyordu inanılmaz güzel görünüyordu üstünde yazın hep giydiği sarı kısa kollu bişey vardı ve kot vardı üzerinde saçları salınıktı bu kadar güzelmi olur bir melek misali yavaş yavaş basamaklardan bana doğru süzülerek geliyordu sanki hep olduğu gibi yanıma doğru geldi. Canımın sıkkın olduğunu anlamıştı sanki, herzamanki yerine geçti ve ben burdayım dercesine bana sıkı sıkı sarılıyordu ne çok özlemişim kokunu saçlarının rüzgarla dağılıp yüzüme değmesini ne çok özlemişim seni ona sevgi sözcükleri sıralıyordum belki 1 saat senle konuşmuştum ve bir süre sonra farkettimki sarılan o kollar gitmiş artık beni sarmıyordu bağırıyordum ağlıyordum o sıcak yaz esintisinde ağlıyordum göz yaşlarım yanaklarımdan süzülüyordu bir an için herşey gerçek oldu sanmıştım o geldi sanmıştım ağlıyordum bağırarak ağlıyordum ellerimi başıma, dirseklerimide dizlerime koyup ağlıyordum acı çekiyordum neden diye soruyordum kendime çokmu sevdim suçum bumuydu hatam bumuydu hatam birini delicesine sevmekmiydi neden hayatımı bu kadar değersiz görüyordum artık intihar eşiğinde bir gün geçiriyordum. Nasıl unutayım nasıl unutabilirim nasıl beklerler benden bunu ben yapamıyorum başkaları yapsada. Çok sevmişim hemde çok, nasıl anlatabilirim derdimi kimse beni dinlemiyorki dinlemek istemiyorlarki artık o yokki yanımda yanlızım saatlerce orda oturdum yine o hayalleri göreyim biraz mutlu olayım onun o halini göreyim diye saatlerce orada oturdum belki yine gelir hayali diye ama karanlık çökmüştü belliki artık gelmeyecekti içim çok acıyor ruhum çok acıyor yanıyor içim acıyla nedir tanrım bu çile bitsin artık bu acı yardım edin bana ne olur biriniz yardım etsin bana duramıyorum artık yada yalvarıyorum tanrım artık ne olur geri dönsün bitsin artık bu hasretin bitsin artık bu acılarım, dursun artık göz yaşlarım yoksa duracak bu kalbim aklım bana akıl oyunları oynamaya başladı hayal perest düşüncelere kapılıyorum kısacası deliriyorum bu ben değilim sanırım artık kendimi kaybediyorum...
posted by Bilinmez at 20:07:00 >0 Yorum

Yaşam için Öneriler

Aslına bakarsan bu tür yazıları beyenmem okudum beğendim ve seninle paylaşmak istedim;

- Kepekli prinçten çok ye.
- Insanlara beklediklerinden daha çok sey ver ve bunu zevk alarak yap.
- En sevdigin siiri ezberle.
- Dinledigin herseye inanma, sahip oldugun herseyi harcama ve istedigin kadar uyuma.
- "Seni seviyorum" dediginde, cidden söyle.
- Üzgünüm dediginde, o kisinin gözlerinin içine bak.
- Evlenmeden önce en az 6 ay nisanli kal.
- Ilk bakista aska inan.
- Baskalarinin düsleriyle asla alay etme.
- Tutkuyla ve derinden sev sonradan yara alabilirsin belki, ama hayati komple yasamanin tek yolu budur.
- Anlasmazlik durumlarinda, dürüst ol.
- Kimseyi kirma, hakaret etme.
- Insanlari akrabalarina göre yargilama.
- Yavas konus, ama hizli düsün.
- Biri sana, yanit vermek istemedigin bir soru yöneltirse, gülümse ve en büyük askin ve en büyük basarilarin daha büyük riskleri oldugunu hatirla.
- Anneni ara.
- Biri hapsirdiginda, "çok yasa" de.
- Kaybettiginde, ders al.
- 3 "S"yi unutma: Kendine Saygi; baskalarina Saygi; herseyde Sorumluluk.
- Küçük bir anlasmazligin büyük bir arkadasligi bozmasina izin verme.
- Hata yaptigini farkettiginde, onu hemen düzelt.
- Telefona cevap verirken gülümse. Seni arayan kisi bunun sesinden anlayacaktir.
- Konusmaktan, sohpetten hoslanan bir kadin/erkekle evlen. Yaslandiginizda, konusma yeteneginiz herseyden daha önemli olacak.
- Biraz yalniz kal.
- Degisikliklere kucak aç, ama degerlerini yitirme.
- Suskunlugun, bazan, en iyi yanit oldugunu unutma.
- Daha çok kitap oku, daha az televizyon seyret.
- Iyi ve saygin bir hayat sür. Ilerde, yaslandiginda ve geçmisi hatirladiginda, birkez daha nasil zevk aldigini göreceksin.
- Allah'a güven ama arabani kilitle.
- Evde sevgi dolu bir atmosfer önemlidir. Huzurlu ve uyumlu bir ortam yaratmak için elinden geleni yap.
- Sevdiklerinle anlasmazliga düstügünde, o anki duruma önem ver.
- Geçmiste çok yasama.
- Satirlar arasini oku.
- Bildiklerini paylas. Ölümsüzlügü elde etmenin bir yoludur.
- Gezegenimize karsi nazik ol.
- Dua et. Duada, ölçülemeyecek bir güç saklidir.
- Sana sevgi gösterisinde bulunan birini engelleme.
- Baskalarinin isine burnunu sokma.
- Onu öperken gözlerini kapatmayan bir kadin/erkege güvenme.
- Yilda birkez hiç gitmedigin bir yere git.
- Çok para kazaniyorsan eger, hayattayken, baskalarina yardim et. Bu, sansin sana verebilecegin en büyük tatmindir.
- Unutma, istediklerini elde edememek, bazen büyük bir sanstir.
- Bütün kurallari ögren, sonra bazilarina uyma.
- Iki insan arasindaki askin birbirine duyduklari gereksinimden daha büyük olduğu ilişkinin en iyi ilişki olduğunu unutma.
- Başarını , onu elde etmek için vazgeçmek zorunda kaldığın şeylere bağlantılı olarak değerlendir.
posted by Bilinmez at 10:55:00 >0 Yorum

Yavaş Ol

hic yere vuran yagmuru, dinledin mi?
hic bir kelebegin ani ucusunu, takibettin mi?
ya da geceye dogru kaybolan gunesi gozledin mi?
en iyisi yavas ol.
cok hizli dans etme.
zaman kisa ve MUZIK COK FAZLA SURMIYECEK
ucan her gune dogru kosuyormusun?
nasilsin diye sordugunda, cevabi duyuyormusun?
gunun bitiminde yatagina uzaniyormusun?
yuzlerce yeni koro, beynine doldugunda?
iyisi mi yavas ol.
cok hizli dans etme. zaman kisa ve MUZIK COK FAZLA SURMIYECEK
hicbir cocuga o isi yarin yapalim, dedin mi?
ve sen kendi acelende, onun huznunu gordun mu?
hic dokunmayi kaybettin mi?
hadi olumle iyi bir arkadaslik kuralim. cunku,hosca kal demek icin,
hic zamanin olmiyacak. iyisi mi yavas ol.
cok hizli dans etme.
zaman kisa, ve MUZIK UZUN SURMIYECEK. bir yerlere yetismek icin, cok hizli kostugunda,
oraya varmak icin, eglenceyi yari yariya
kaciriyorsun.
endiselenip acele ettiginde, butun gunun boyunca,
tipki acilmamis bir hediye gibi,
uzaklara atilmis.
hayat bir yaris degildir.
Onu daha yavasa al.
MUZIGI DUY, SARKI BITMEDEN
posted by Bilinmez at 10:53:00 >0 Yorum

Su Ol

Vadiler varken onunde ve ovalar varken, yayılabilecegin kucuk irmaklara ayirabiliyorsan kendini ve bardaklara bolebiliyorsan, yasam verirsin cevrene. Yoksa hep duyulmayan, dinlenmeyen, korkulan ve kacilan olursun seller, afetler gibi.

Ama yine su gibi "bir kucuk bardagin icine" sigdir ki kendini girebilmeyi ogren insanlarin damarlarina. Yasam ver vazgecilmez ol!
posted by Bilinmez at 10:38:00 >0 Yorum

Haykırış

aşk aşk diye yollara düştüm
acısı tarifsiz hallere düştüm
her yolun sonunu bilemem artık

aşkın beni parça parça ayırsın
feryadımı yıldızlara duyursun
ecel gelmiş kapım açık buyursun
fakat sen yokken ölemem artık

topaldır yürümez bahtımın atı
kimi sevsem yüreği kayadan katı
beni bir hiç eden sensiz şu hayatı
sevmek istesemde sevemem artık

Kenan Doğulu
posted by Bilinmez at 10:28:00 >0 Yorum

Felaketim

hala senli sevdalarda yüregim,
her çarpışında aklımda felaketim,
gidişin ...
seni özledim...

ay ışıgı vururdu her yer parlarya,
adını duyunca
o parlamada gözlerim.
şimşekler çakarda,
her yer titrerya
şimdi o titremede bedenim.
felaketim oldu gidişin...
seni özledim...
posted by Bilinmez at 10:23:00 >0 Yorum

Yalnızlık

Öyle yalniz kaldim ki hayatimda
Kimi gün öldüm kimi gün ilah oldum
Cok zaman annemin dizlerine hasret
Koydum basimi kendi dizlerime
Doya doya agladim
Paylasirsa dost paylasirmis
Insanin derdini sevincini
Dost ümidiyle ortaliga düsmeye gör
Hangi kapiyi calsan kimseler yok
Hangi omuza dokunsam yabanci cikar

Asik mi olmadim taparcasina
Bir Mecnun gecti o cöllerden bir de ben
Diz mi cektirmedim alemde Kerem gibi
Ferhat gibi gürz mü sallamadim daglara
Ne Leyla yar oldu bana ne Asli ne Sirin

O gün bugün sirtimi kendim sivazliyorum
Sabahlari sokaga cikmadan evvel
Cesaret sairim, cesaret
Kendi saclarimi oksuyorum geceleri
Sevgilimin saclari niyetine.

CAHIT SITKI TARANCI
posted by Bilinmez at 09:50:00 >0 Yorum

Bir Mail 2

Zamanın birlikte olduğumuz zamanında gönderemediğim bir mail;

Merhaba Bitanem
Evden yazıyorum sana dün saat 5 gibi falan geldim sevgililer gününde attıgın mesaj için saol çok güzeldi seni 14 subat gecesi aradım ama telefona bakan olmadı herhalde evde yoktunuz ama sana o gün ulaşamadıgıma çok da üzülmedim çünkü eminimki Benim seninle geçirdigim her günüm başkalarının sevgililer günü diye adlandırdıkları özel oldugunu söyledikleri sadece bir günden daha iyi geçiyordur yanımda olmanı çok isterdim! sevgililer günü için değil sadece bir günüm daha sensiz bitti ona yanıyorum neyse bitanem bende biraz geç de olsa senin sevgililer gününü kutluyorum seninle bir ilki daha yaşadım ilk sevililer günüm.

Bana ilklerimi ,en güzel anlarımı, en güzel özlemleri yaşattıgın için saol paylaşımı, aşkı, sevgiyi, yaşamı ve herşeyi daha daha da anlamlandırdıgın için sana minnettarım.

İYİ Kİ YANIMDASIN
İYİ Kİ VARSIN
İYİ Kİ BENİM SEVGİLİMSİN.....

yokluguna alışamadım sevdigim
ellerin yerine kendi elimi tutuyorum
sıcagın kalmıştır belki diger elimde diye...
gözlerin olmayınca aynaya bakıyorum
bir parça bakışın kazınmıştır belki gözbebeklerime diye...
ama unutma bitanem
buraya gelmeden önce seni içime sıgdırmıştım
her an her yerde yanımda olasın diye.
posted by Bilinmez at 09:35:00 >0 Yorum

12 Nisan 2008 Cumartesi

Günaydın Yaz Geldi!

Günaydın Fethiye, günaydın Türkiye, günaydın bekçi amca hayrola sabahın tadınımı çıkarıyorsun, ne güzel bir sabahtır bu ne güzel bir gündür ne sıcaktır bu gün sanki havada aşk kokusu var gibi çok güzel bir gündür nede mükemmel içimi ısıtan güneş sadece gözümde biraz uyku ama buna değer gibi bir hava var üstümde gece erken yatmama pişmanlığı bugun hiç kimsenin üstünde bir telaş yok herkes caddelerde sakin ve neşeli belkide hafta sonu olmasından dolayı yürüyüş yapmakta mutlu olmalımıyım bu havada gülümsemelimiyim bilmiyorum kafam karışık herşey çok güzelde sorun bende sanırım mutlu olamamak ve gülümseyememek acı verici bir olay nabzım yavaşlıyor bu yaz benim için hiç geçmeyecek artık tam bir işkence her an her zaman onu hatırlayacağım bu farklı bir işkence metodu kendi kendini hatıralarla öldürmek yokmudur hiç teselli soruyorum var ama bana uyan bir kriter bulamadım sanrım ömrümün sonuna kadar böyle yaşamak zorundayım hislerim artık beni aldatıyor kandırıyor geleceksin döneceksin sanıyorum aldanıyorum aldatıyorum işte kendimi anlaşılan bir ömür böyle geçicek bizi hep hatırlıyacağım onu ve hep buraya yazacağım hatırlayacağım yakacağım bir sigara her hatırlamamda daha çok sigara ve alkol her anımda daha karamsar yaşayacağım ya nedeseniz haklısınız ben sevdim mi böyleyim bir kere severim elimden gelen bir şey yok aklım ve kalbim oynuyor bu oyunla ateşle oynar gibi bunun sonu hiç iyi değil kötü biticek belliki bugun bitmek geçmek bilmiyorsa yarında aynı olacak demektir yüzüm hiç gülmek bilmiyorsa bir tebessüm dahi yapmıyorsa yarında hiç gülmeyecek demektir iyi tarafındanda bakayım biraz gülümsediğim zamanlara sayayım bunlarıda çıkar yok var ama kendime yalan atıyorum şu durumdayken bile o benim bu halimi bile düşünmüyor düşünsünde istemiyorum zaten ama keşke dönsün artık dedğim zamanlar oldu dönse diyorum dönsede bitse bu işkence sanrım ben ölüyorum onuda içimde götürüyorum onuda benle öldürüyorum yaşamak sebep değil artık ölüyorum gururumla onurumla sevgimle aşkımla nefretimle ölüyorum ve veda etmiyorum veda etmek bana göre değil bu yazda hayallerle yaşamak istiyorum ama ölüyorum!
posted by Bilinmez at 10:04:00 >0 Yorum

11 Nisan 2008 Cuma

Senin Elinde!

Herşey senin elinde sanma
yada öylemi ben bilmiyorum
ben bildiğim kadarıyla yaşıyorum
sensizken nefes alıyorum
unutmuyorum zor günleri
geçen günleri hayretle!
ne günlerdi diyorum
düşünüyorum düşünüyorum
yok yok haksızlık etmemeliyim
ne güzel günlerdi demeliyim
unutmalımıyım acaba?
unutmamalıyım unutmayacağım
yaşamalıyım senle yaşatmalıyım
çok acı çeksemde paha biçememki
mutluluğumu acımla eşitleyemem
oysa ne günlerdi yaşamışım senle
sen unuttun bile unuttunmu gerçekten?
doğruyu söyle ben unuttamıyorum
değer verdim hayatına hayatımla
gerçekten çokmu mutlusun
beni sorarsın elbet, ben mutsuzum!
hiç gülmez yüzüm ağlamaklı gözüm
ne desem boş elbet ne söylesem gelmez sevgiler, senler...
posted by Bilinmez at 19:49:00 >0 Yorum

10 Nisan 2008 Perşembe

Hayatımın Anatomisi

Dün işten evime giderken yolda hayatımı düşündüm nasıl bir yaşam tarzım olduğunu mutlu olduğun süre çok kısa bir süre sınır içerisindeymiş bunu farkettim çok insana güvendim hatalar oldu çok insana güvendim dostum dedim düşmanım çıktı ne yapsam hep yanlış oldu çok iyimserim hep herşeyi iyi tarafından düşünür olmuşum iyiyi kötüyü ayırt edemezmişim şimdi herşey daha farklı oldu. Gençliğimde, gençliğimde diyorum ama çok yara aldım, çok yaşlandım, saçlarıma ak ,tenimde kırışıklar çoğaldı, gözlerimin altındaki torbalar zamanında uyumadığım geclerin ispatı olarak şişti ve sarktı, kalbim her an duracakmış gibi zamanımın bittiğini der gibi durmaya çalışırcasına yavaşlıyor bazende duraksamaya çalışıyor bazende yağı değiştirilmesi gereken motor gibi sıkışıyor, bunları geçtim ruhum hepsinde daha kötü durumda rhuları hep beyaz bir çarşafa benzetiyorlarya benim ruhumda çarşaf misali ama ama beyaz değil parçalanmış durumda evime vardığımda açlık hissedemedim bütün günde hiç bir şey yemedim sadece sigara ve sade kafve vardı midemde yanma ve acımsı bir his vardı midemi hayatımda bir defa ve en son aşık olduğum zaman boşlukda olduğunu hisetmmiştim ozamandan beri ses seda yoktu ondan yana. Kendimi odama attım yatağıma geçmedim 1 sene olmuştu odamda yatağımda yatmayalı penceremin dibindeki tek kişilik olan koltuğa oturdum birde sandalye çekip ayaklarımı uzattım ve üzerimi dahi çıkartmadım sütümde ağır duyusal bir baskı vardı kül tablama uzandım yanımdaki sehpaya çektim cebimde sigaramı ve çakmağımı çıkardım bir sigara yaktım derin bir nefes çekip kül tablasına koydum odamda bir sessizlik vardı sarmıştı sanki bir yanlızlık içeriyi odam ahım şahım okadarda büyük değildi 3 renkden oluşuyordu tavan beyaz yerlerde beyaz kalebodur duvarlarda ise mavi ve yeşil renkti mavi ve yeşil rengini çok severim bu yüzden boyamıştım bir gardrop bilgisayar masam üzeri boş tabi oturduğum koltuk ve yatağım dan ibaretti bu odaya aslında girmek istemiyordum hatıralar canlanıyordu uzun zamandan beri bir sene rahat olmuştur yatmadığım yatağıma bakıyordum ve düşünüyordum oturduğum koltukdan gözüme birşey çarptı odamda yanlız olduğumu düşünürken sessizliğimle odamın güney tarafındaki yeşil rekli duvarda bir örümcek başladım onu izlemeye çok sakin davranıyor ben onu izlerken belki oda beni izliyordu onu izlerken sigaramdan derin derin nefesler çekiyordum örümcek yeşil renkli duvarla doğudaki mavi renkli duvarınn köşesine geldi orda sakin bir şekilde birşeyler yapmaya çalışıyordu ve kendine ağlarınla yuva yapmaya başladı sabaha kadar onu izledim olduğum yerden sabaha kadar uyumadım ve bir paket sigara içtiğimi farkettim güneş doğuyordu ve yuvasını bitirmişti ufak örümcek ve içine girdi küçücük yuvasına 1 senedir uyumadığım girmektede zorlandığım hatıraların olduğu odama artık o sahip çıkmıştı küçük örümcek çok durmayacaktıda belki orada oysa nelere şahit olmuştu bu oda neler yaşanmıştı ciğerlerim acımaya başaladı bütün gece uykusuz ve sadece sigara ile uyanık kaldım zor olanı başarmaktır derlerya ben başaramıyorum sanırım kendi kendimi kaybetmeye başladım başkaları uğruna kaybedilen zamanamı yazık banamı yazık yoksa ikiside değilmi yaşan günlere ne kadar güzeldi denecek kadar güzel olmasımı çok farklı herşey artık ziyan olmuş hayatıma harcanmış zamanıma ama güzel günler uğruna şimdi sadece o günlerin hesabını veriyorum yanlızlığımla sessiz odamda onunla konuşurcasına şimdi hükmedemiyorum. ''Diyeceksin elbet bize ait hiç bir şey yok artık bende diye seninde odanda benim hatıralarım var bende ise bitmeyen yığınca bir ömre sığan hatıran o önünden geçtiğin pastanenin bile ama unutma ahını aldığın insanların ırkçılıkla suçlamaların üzecek seni bir gün elbet kominist, sosyamat, bencil, ataist, sağcı, solcu, alevi, sünni'si oalcak bir arkadaşın onun düşüncesi farklı diye kimseyi terk edip gidemezssin saygı göstermelisinki sevgi bulabilesin'' şimdi yaşıyorum ben bunu ağır sözlerinle düşünceler farklı ama kalpler bir olsun üzülüyorsan sende üzme artık karamsar düşüncelerle boğma kendini zor olmasın diye sevmiyorum artık kimseyi ve bir sigara daha yakıyorum senin için bu dünyadan erken ayrılmak için sen rahat ol diye...
posted by Bilinmez at 11:12:00 >0 Yorum

Sessizliğe Adadım!

Hayatımı sessizliğe adadım
sensizliğe yokluğuna, varamadığım umutlara
ne yapabilrim senle tekrar yaşayabilirim
o güzel günleri gelecekteki hayallerimizi
nasıl yaşarım rüyalardamı umutsuzluklardamı
nasıl severim bir başkasını onu nasıl kandırırım
nasıl turarım onun elini bakarım gözlerine
kimseyi kandıramam!
herkes bilir beni okurlar beynimi
çok şey istememiştim ben oysa
biraz sen birazda ben olsun dedim
nereye kadar dediğimizde sonsuzluk demişitik
sonsuzluk buraya kadarmıymış ey sevgili
bir gün olurda hatırlarsın elbet
tuttuğun o elleri baktığın gözleri
seni seviyorum hep seveceğim demelerini
nasıl olurda gider oturursun sahil kenarına
beyninde o anın fırtınaları kopar
içinden dersin, dersin işte diyemezsin deme!
içinden kopar acı bir fırtına o günün sabahında
terk ettinya beni ne çok seviyorum derken seni
şimdi ben sessizliğe adadım kendimi hayatımı
sensizlikle yargılıyorum yaşıyorum umutlarımın umutsuzluklarımı!
posted by Bilinmez at 10:58:00 >0 Yorum

09 Nisan 2008 Çarşamba

Unutabilmek!

Sabah olup kalkacaksın. Kendini yine vuracaksın kentin sokaklarına. Adım adım geçeceksin anıları. Her anı yakacak seni. Bir küçük alev kocaman bir yangına dönüşecek yangını söndürmek için bir damla su bulamayacaksın. Kavrulacak işte bu park diyeceksin, duracaksın. Ne çok oturmuştuk sokakta, ellerin sıcaklığı gelecek aklına, ılık öpüşleri. Oysa şimdi birkaç güvercin, birkaç kuru yaprak vardır, aynı yerde için sızlayacak, bir terkedilmişlik duygusu gelip saplanacak yüreğine, ağlayacaksın. Bir kuytuda durup boş gözlerle masmavi denize bakacaksın. Biz aşkı hep mavi bilmiştik diye hayıflanacaksın. Bir zamanlar nasılda coşku yaratırdı o mavi sende. Şimdi ise siyahtan ne farkı var ki. Maviye aşka, kızacaksın. Öfkeni bir kılıç gibi bileyleyeceksin, büyüteceksin. Öfken seni terk edene mi yoksa ayrılığa mı her ne varsa hiçbirini anlamayacaksın. Boş bir vapur yanaşacak iskeleye. Tıpkı senin yüreğin gibi. İçinden hiç kimse inmeyecek. Bir rüzgar çıkacak, yalnızlığın iyice kemirdiği bedenini yalayacak savrulacaksın. Karşılaştığın herkese nefretle bakacaksın sevgiye dair ne kadar kalıntı varsa hepsini alıp götürmüştür. Çünkü senin için bütün insanlar suçlu ve güvenilmezdir. Hiç kimseye selam vermeyeceksin. Kimseye gülmeyeceksin. Tek kelime etmeyeceksin ''Susacaksın'' ayrılıktan söz eden şarkıları duyduğunda bütün organlarına aynı anda bir sancı saplanacak. Kahretsin yine hüzünlü şarkılar diyeceksin. Birisi sustursun şu şarkıyı. Birisi sussa diğeri başlayacak. Kulaklarını kapatıp kaçacaksın. Beynin oyunlar oynayacak sana. Hangisi gerçek hangisi hayal ayıramayacaksın. Karşıdan geleni o sanacaksın. Koşarak yanına ulaşmak için yüzüne baktığında bir yabancı olduğunu anlayacaksın. Delirdiğini düşüneceksin, korkacaksın. Yok mudur bunun çaresi? Peki yok mudur bu acıyı dindirmek için bir ilaç? Kimse yanıt vermeyecek bu soruna. Kimse bilmeyecek çektiğin acıyı. Kimse senin hissettiğin gibi hissetmeyecek. Seni senden başka kimse anlamayacak. Bu yüzden yanıt verselerde hiçbir işe yaramayacak. Oysa hayat devam edecek aynı hızla. Yaşamak en önemli görevin senin. Anıları içine gömüp yaşamı öğreneceksin. Hayatına sahip çıkacaksın. Kavrulsanda, ağlasanda, kızsanda, kaçsanda, kovalasanda yaşayacaksın. Zor olacak, imkansız olacak ama UNUTACAKSIN! acı çekerek...
posted by Bilinmez at 11:41:00 >0 Yorum

Hayat Dersi;

Günlerden bir gün kurbağa yarışı düzenlenmiş!
hedef yüksek bir kulenin tepesiymiş
kalabalik onlari görmek ve alkişlamak için toplanmiş yariş başlamiş
aslinda kimse onlarin tepeye varacaklarina inanmiyormuş ve şöyle konuşuyorlarmiş aralarinda ;
« boşuna! nasil olsa başaramayacaklar »
kurbağalar yavaş yavaş cesaretlerini kaybetmeye başlamişlar yalniz bir tanesi bütün gücüyle tirmanmaya devam ediyormuş ve insanlar konuşmaya devam ediyorlarmiş
« hakikaten yazik! nasil olsa tepeye varamayacaklar! »
kurbağalar yenilgiyi kabullenmek zorunda kalmişlar bir tanesi hariç o bütün koşullara rağmen devam ediyormuş sonuçta o bir tanesi hariç hepsi yarişi terk etmişler o ise kulenin tepesine tek başina çikabilmiş herkes şaşkinlik içinde bunu nasil başardiğini merak etmiş! içlerinden bir tanesi ona yaklaşip bu yarişi nasil tamamladiğini sormuş ve görmüş ki o sağirmiş siz siz olun negatif duygular taşima alişkanliği olan insanlari dinlemeyin çünkü onlar sizin yüreğinizde taşidiğiniz en güzel umutlari yok ederler işittiğiniz veya okuduğunuz sözlerin ne denli tesirli olduklarini bilin ve her zaman pozitif düşünün yapamazsin diyenlere kulaklarinizi tikayin!
posted by Bilinmez at 11:03:00 >0 Yorum

Gitmesen!

gitme kal benimle
gitme gitsen ben ne olurum
gitme gidersen ben ölürüm
gitme yaşayamam sensiz
gitme ne olur gitme
kal benimle yalvarıyorum sana
gitme çok zor yapamamam sensiz
çokmu gitmek istiyorsun
beni hiçmi düşünmüyorsun
iyi git o zaman git mutlu olursun
git ama hatıralarını bırak kalmasın sende
git ama hayalin olsun benle
git ama gittin yerede götürme beni
git gidebiliyorsan düşünme geçmişini
git yapabilirmisin beni düşünmeden
hani sen derdin bensiz 1 gün bile geçiremem
hani sen derdin bana yaşayamam ben sensiz
hani sen derdinya tutmaz kimse tutamaz kimse yerini
ya gitmesen benle kalsan gitmesen yaşasa aşkımız
gitmesen kalbim acımasa çırpınmasa sevdamız
gitmesen yalvarsam sana kapansam ayaklarına
gidersen çok perişan olurum nasıl kendimi avuturum
gitme gitme gitme …
sen gittinya şimdi belki beni hiç düşünmüyorsun
sen gittinya şimdi belki çok mutlusun
sen gittinya şimdi her gece resimlerinle konuşuyorum
sen gittinya şimdi bugun naptığımı ona anlatıyorum
sen gittinya şimdi ona bakıp ağlıyorum
sen gittinya şimdi sen belki bana gülümsemiyorsun
sen gittinya şimdi senin içtiğin bardaktan su içiyorum sen yoksunya yanımda ama burada yanımda o bana verdiğin üstünde siyah bir elbise olan resmin bana hep gülümsüyor konuşuyor benimle anlıyor beni sen anlamasanda üzülme sil göz yaşlarını dercesine üzülme sen diyor bana ağlama sen gelir bir gün o der gibi bakıyor bana her derdinya sen yalnızlığım sensin benim işte sen gittinya o hep yanımda göz yaşlarımı siliyor uykusuz ağlamaklı gözlerimden öpüyor hani senin yanında kimse yokken ben vardım hep korurdum kıskanırdım ya seni hani hiçbir arkadaşın yokken sana her şey olurdum kardeşin gibi baban gibi yanında olurdum seni bir dakika bile yanlız bırakmazdım ama sen gittinya o yanımda koruyorum onu kimse bakmasın üzmesin diye kıskanıyorum koruyorum onu sen yoksun ya şimdi o benimle mutlu iyi bakıyorum ona yıllar sonra bile yine ona bakacağım yaşlanmış olacağım ama o hep gülümseyecek hep genç kalacak gözlerime bakıp yine göz yaşlarımı silecek başımı omzuma yaslayıp benle konuşacak yıllar sonra bile kırışmış tenimi, uykusuzluktan şişmiş ağlamaktan kızarmış gözlerime bakacak içten, içten artık hiçbir dostum arkadaşım yok yalnızım ben hak etim mi bunları bilmiyorum alıştım artık derde kedere verdim kendimi hem ağlıyorum hem konuşuyorum yalnızlığımla senin için bir çok kişiyi silmiştim ezmiştim unutmuştum şimdi kimseye bakmıyorum yüzlerine bile sen gittinya o var yanımda beraber göğüslüyoruz bu kadar acıyı ayrılığı sen gittin ya gittin gittin işte yoksun yanımda sen gittinya ben yalnız kaldım burada yoksun işte yoksun gittin beni benle bıraktın gittin gözü yaşlı bıraktın gittin
sen gittinya şimdi yıllar geçecek elbet üstünden ben seni dahada çok seveceğim hep yanımda o olacak artık kahve fallarına bakmıyorum senden gizli baktırırdım sen hep söylerdin anlatırdın olurdu seni çok seviyor die çıkardı bir n kahve içinde sen hemen beni arardın bir heyecanla konuşurduk saatlerce telefonda artık çıkmıyor fallarda hiç bişey yalnızım artık onunlayım sen gittinya gittin gitme dön artık geriye hiç kimse sevmez artık beni çok yalnızım dön geri gitmelerin olmasın artık ayrılıklar dön bana geri belliki çok istiyorsun gitmek ama gitme kal dinle beni…
posted by Bilinmez at 10:59:00 >0 Yorum

Bir Mail

Zamanın ayrılma zamanında gönderemediğim bir mail;

Şu anda bana bakmak bile istemediğini biliyorum ama şunu söylememe izin ver iki yıl boyunca her açıdan başarısız oldum.! Her şeyi yanlış olarak yapmış olsam bile sana hep bir şey söylemek istiyordum merak etme artık senle barışmaya çalışmıyorum önümüzdeki dakikalarda, saatlerde ne yapacağımı bilmiyorum aslında yarın bile ne yapacağımı bilmiyorum tek bildiğim bir hata yaptım ve bu yüzden sen acı çekiyorsun ve bu yüzden senden özür diliyorum…



''hiç bir şey için geç değildir hala yaşıyorsan''
nyztgc

posted by Bilinmez at 10:54:00 >0 Yorum

Bir Gün

Bir gün sende seversin sende ağlarsın
Ozaman anlarsın ben ne yaptım diyene dek
Ozaman çeker ozaman aşkla yanarsın
Geçmişe döner bakarsın...
posted by Bilinmez at 10:52:00 >0 Yorum

Yanlızlığımla

Nerde o yeminlerin o sözlerin
Ölürümde bırakmam demelerin
Ölürümde ayrılamam diyişlerin
Hani nerde nerdeler yinede bıraktılar
Yalanmış demi hepsi bunların
Ben hep senden ayrılmamda
Sana verdiğim sözler gelirdi aklıma
Dönerdim geriye verirdim kalbimi
Yine yapamazdım olurdum senle
Sevginle sözlerinle benliğimle
Şimdi içiyorum kadınım
Dibine vuruyorum şişelerin
Yalnızlığımla dağıtıyorum kendimi
Gün doğumunda yine geliyorum kendime
Yine yoksun bakıyorum her yere
Gün batımında yine sahile vuruyorum
Başlıyorum hatıraların en başından
Yine düşünüyorum seni o en tatlı halini
Kim tutar ellerini kim bakar gözlerine
Kim öper gamzelerinden yok yok
Tutamazlar bakamazlar öpemezler
Dayanamam dayanılmaz bu acı
Düşünemem bunları sızlar kalbim
Söz vermiştin yemin etmiştin
Ölürüm demiştin senin için
Ah ah nerde onlar şimdi gamzelim
Söz vermiştin …
posted by Bilinmez at 10:46:00 >0 Yorum

Uyandır Beni Ne Olur

Sıradan bir öykü gibi adın çok güzel bir şiir
Sıradan ama çokta sıradan değil farklılık var sende
Ölçemiyorum biçemiyorum olduğunca seviyorum seni
Bir film gibi yatakta uyurken kısa hikayeler gibi
Kısa kısa sürdü sanki ama çok uzundu bitince kısaldı
Lastik gibi, seviyorum diyince uzadı uzadı koptu tuttuğum yerden
Kabus gibi bitti tekrar tekrar yaşadım rüyalarımda bitti dedin
Bitti dedin dendi ya kulaklarımda çınladı bitti diyip de gidişin
Korku filmi gibiydi tekrar tekrar yaşadım yaşıyorum da hala
Bitmeyecek bu kalbimdeki fırtına sonu ölümden başka ne çare
Nerde o pembe hayaller toz olup da uçtu mu birer birer
Düşünüyorum kara kara ilk o oturduğumuz sahil kenarında
Çok şey istemiyordum senden sadece biraz güven
Şimdi yüzün gülüyor demi ah ne hoş gülüyorsun gamzelerin çıkıyor
Gülümsüyorsun şimdi sen başkalarına yeni aşklarına
Bir beyaz sayfa misali beni karalayıp yeni sayfayı açıyorsun
Şimdi o güya sana beyaz olan sayfadasın ben ise arkadan da kalıyorum
Ne gerek vardı gitmene şimdi arkandan gidişini izliyorum
Ne gerek vardı gitmene nede olsa döneceksin diyeceğim kendime
Döneceksin elbet diyeceğim ve yerin boş kalacak dönersin umuduyla
Umut bu dönersin diye uyandıracaksın beni bu kabustan hadi kaldır artık beni…
posted by Bilinmez at 10:43:00 >0 Yorum

Anlayamazsınız!

Sadece sevdi
Terk etsede sevgi onu
Ölümüne sevdi
Terk etsede onu
Sadece değer verdi hayat verdi
Umursamasada değer vermesede
Haddinden fazla değil
Ne eksik ne fazla tam sevdi
Sevdi işte anlayamazsınız si onu
Ben yeni yeni anladım siz hiç anlayamazınız
Değer verdi aşk verdi anlattı anlamadı
Olsun bir gün gelir anlar geç olsada fark eder
İmkansız olan her aşkın her sonucu hep ölümle biter
Olsun be o anlar bir gün hayatta yaşamasada o gider
Nedese haklı terk etsede aşk onu terk etsede
Gün gelir anlar ağlar sardığı o kolları
Her an her zaman yanında olduğu zamanları
Hayat belki acımasızdır o hep yanındadır
Sevdi işte anlayamazsınız si onu
Terk edilen Yine o oldu
Seven yine ben
Zaman gelir devran döner sizde anlarsınz aşkı
Sevdayı, cevheri, zamanı, hayatı
Sizde bir gün yenik düşersiniz
Anlayamazsınız bir anda olur her şey zamanla kavrarsınız
Sevdi işte anlayamazsınız si onu belki hiçbir zaman
Ölümüne olsada anlayamazınız …
posted by Bilinmez at 10:31:00 >0 Yorum

Sen!

Hiçmi düşünmedin sen

Sevdiğin senin için ağlarken...

posted by Bilinmez at 10:04:00 >0 Yorum

01 Nisan 2008 Salı

Çok Derinden Yada Derinlerde

''Ah Ulan Ah'' Diye bir iafade ile başlamak istiyorum sözlerime özlemek, özlenmek, özletmek hangisi makbule geçer bana hiç ummadığım bir anda şarkılar avutur yüreğimi okadar görmek istediğini bir insanı özlersiniz bakmak için ona gözler her daim özlersiniz yada durup düşünür kederlenirsiniz
sanrım sevmek böyle bişey açıklanamaz özlenen şeyler. Bugun içimde 2 tür duygu var iyi ve kötü olarak biraz hüzün ve keder birazda mutluluk (anlamsız olsada) olsun diyorum nede olsa biraz gördüm teselli ediyor beni biliyorum zaman gelicek hiç göremiyeceğim o gülen gözleri selamlarcasına ansızın veda etmek gibi acı vericek en nihayetinde ama bu şimdi olamasın! bunu istesem çokmu ''of ulan off'' evet bunlar benim gibi birine çok bile yakıyor içimi.
Cengiz kurtoğlu'nun parçalarını hiç bir zaman sevmedim ama kutsi'nin albümünde yaptığı düet ile çok şahane olmuş tam olarak benimi anlatıyor bilmem dinliyorum dinliyorum mest oluyorum ne kadarda güzel söylemişler ''duvardaki resmin'' ama ne olursa olsun arabeksi sevmiyorum hep entrika ya bunlar bana fazla gelir sadece bunu dinlerim dinlediğimi dinleyenide severim bir daha aşık olmakmı! zaten hayattan en büyük yediğim kazık olsa gerek olmasın hayatımda bir ilişki kalsın herkes kaldığı olduğu yerde yazık banada herkesede herkes ilklerinle kalsın ben öyle yapıyorum sizde öyle yapın çünkü hiç olmadığından daha çok acı veriyor ''derinden veya derinlerde'' neden böyle oluyor la*e* okumak istemiyorum okumamda bu hayata ama çok çektim hala çekiyorum ama ufak bir tebessüm hep hayata bağlıyor bırak böyle kalsın tebessümler hiç tükenmesin umutlarım hep var bir gün olurda döner bir tebbessüm diye.
posted by Bilinmez at 21:22:00 >0 Yorum

30 Mart 2008 Pazar

Ağır Ödüyorum!

Sevmelerimi hata olarak görmüyor yargılamıyorum hiç bir hatırayı çöpe atmıyorum atamıyorum bir gün yine kullanacağımı bilyorum onlarla yaşamayı öğrenmem gerekli ağır ağır sırtımdaki bir yük gibi onları sonsuza kadar taşıyacağım üzülsemde tek teselli olarak kalanlar bunlar bana ''yavaş'' ve ''derinden'' yaşamın, hayatın gerçek yüzü bu hiç bir şeyden kaçamazsın kaçacak yerin yok nefes alıyorsan işte ben bunları ''ağır ödüyorum'' her an ölüme teşebbüs edebilirim!
posted by Bilinmez at 16:05:00 >0 Yorum

29 Mart 2008 Cumartesi

Düşlerim Vardı!

Benimde düşlerim vardı aklımda hayallerim, umutlarım, yapacaklarım büyük bir hasar aldım sanki batıyor gibiyim büyük bir darbe sonucu gömülüyorum yavaş yavaş kendimi toplamaya çalışıyorum yitirdiğim düşleri, hayallerimi geri gelmiyorlar hepsi yıkılmış parçanlanmış ve hasar görmüşler tekrar kullanılmaz haldeler S.O.S. veriyorum kimse gelmiyor yardımıma beni bırakıp gidenden yardım istiyorum üzgün bir ifadeyle senin kaderin bu dercesine yüzüme bile bakmıyor ne yazık onla geçiridğim zamana diyemiyorum oysa ne güzel zaman geçirdik diyorum ve hala batıyorum benimde düşlerim vardı diyorum anladımki bunun adı düş değil yeni bir kavramla yeni adını veriyorum kabus üzgünüm diyenlerin ifadesine bakmadan düşlerime veda ediyorum umarım hayatıma tekrar ziyaret ederler edelerki tekrar veda etmezler o düşleri sabırsızlıkla bekliyorum ben veda etmiyorum ve benimde düşlerim vardı diyorum bir inatla bir daha veda etmesinler diye!
posted by Bilinmez at 12:28:00 >0 Yorum

28 Mart 2008 Cuma

Psikolojim Bozuldu!

Bu aralar düşünce darlığı çekiyorum anlamsız yere ümitleniyorum kendimi yoruyor yorumluyorum anlamıyorum kimseyi anlayamıyorum kafam darma duman olmuş izleyemiyorum hayallerimizi ne zormuş! bu durumda olmak ne zaman biter bu işkence bitmez tükenmez yanlızlık psikolojisi beynimi kemiren kalbim ''çık ordan çık ordan'' dercesine inanılmaz bir acıma güdüsü ikisi arasındaki düello kalbimin yıllara verdiği emek isteksizcesine bitmiş olmasımı yoksa bu yanlızlık! yoksa kalbimin kendine başka umudun kalmadı deyişimi? anlamsız sorular var sadece aklımda bu olayların iş, aş hayatımı kökten etkilemesimi garip sorular altındayım kim? yada kimlere? güvenebilrim kolaymıdır bu kadar güvenebilmek yinede bu çaresizliğe içimdeki kavgalara bir son vermem gerek umutsuzluklarıma bir çare!

çal kapımı kır gitsin
yokluğun vurmasın kapıma
sevmek zor, çok zor
darmadağınık

bekledim susarak
kapılar dört duvar
duyamadım sesimi
feryatlar kör sağır
sevmek zor, çok zor
darmadağınık
posted by Bilinmez at 19:14:00 >0 Yorum

25 Mart 2008 Salı

''işte''

işte başardın! sel oldum akıyorum!
posted by Bilinmez at 10:36:00 >0 Yorum

24 Mart 2008 Pazartesi

Afili Yalnızlık

Hiç olmadığı kadar, yalnız hissediyorum kendimi... Herşeyden elini eteğini çekmiş birisini taklid eder gibiyim. Mutlu olmam gerekirken, nedense ters orantı olarak bana dönüyor, hayallerim... Hani "insan hayal ettiği müddetçe yaşardı" ? Yap-boz olmuş hayatımın eksik parçasıydı, mutluluk, sevgi, aşk ... Ne yapabilirdim? Tedavülden kalkan aşkları yaşamak istiyorsam... Şimdi anlıyorum: Bir limanı terkedip, koca okyanusun ortasında yapayalnız kalmak benimkisi... Pusulamı kaybetsemde ve rotam bilinmezlik kıtası olsada... Artık hayatımın kaptanı benim...
posted by Bilinmez at 19:00:00 >0 Yorum

07 Mart 2008 Cuma

Zaman mı?

Zaman harcar bizi bir saniye gibi geçmişe bakar geleceğimizi hesaplarız ama yalnız kalırsak boş gelir her şey zamandan yana şansızız…

[16:14:26] **G** {Aşkitkom}: olsun aşkım bensiz eğlenmen gerekli
[16:14:34] **G** {Aşkitkom}: sonuçta ben her zaman yanındayım sonsuza kadar
[16:14:48] **G** {Aşkitkom}: senin sevgilinim
[16:14:52] **G** {Aşkitkom}: hayatındayım
[16:14:53] **G** {Aşkitkom}: ben seninim her şeyimsin

Derdin ya şimdi nerdesin bunlar boş umutlarmıydı yada boş sözlermiydi olsun olmasanda bile yanımda sonsuza kadar hayallerin var odamda en tatlı gülüşlerinle resimlerinde…

[20:30:27] **G** : erkeğin
[20:30:29] **G** : sözü geçer
[20:30:31] **G** : :D
[20:37:58] **G** : tüm kalbim senin hayatım
[20:38:12] NiYaZi : benimde kalbim sensin canım

Kalbin söylerdiya bunları şimdi atmaz olmuş demek! kalbin yoksa durmuşmu?
posted by Bilinmez at 18:09:00 >0 Yorum

Soz Muzik Teoman - Supriz (Emre Aydın)



Soz Muzik Teoman - Supriz (Emre Aydın)

Ne guzel surpriz bu boyle hosgeldin
Bosver cabalama konusmak zorunda degilsin
Hem hareketlerinden kucucuk mimiklerinden
Kalbini okurum ben

Butun gun yataktaydim yuzumde yastik izi
Seninse gecmisinde binlerce agir yenilgi
Cok saka yaptiysam aslinda korktugumdan
Beni zaten tanirsin sen

Derler ki bir yerden sonra
Acimaz daha fazla
Zaten ask kotu bir saka
Anlamaya calisma
Herguzel sey bitermis
Ask nedensiz sevmekmis

Kulagimda gurultuler uyurken televizyon acik kalmis
Bir ulkenin bodrum katinda kirli bir savas varmiş
Midem bulaniyor galiba dunya tuttu
Beni hep unuttu

Derler ki bir yerden sonra
Acimaz daha fazla
Zaten ask kotu bir saka
Anlamaya calisma
Herguzel sey bitermis
Ask nedensiz sevmekmis...

Teomanın sözünü ve müziğini yazdığı ve kendide selendirmişti yeni bir sesle Emre Aydın'da güzel bir biçimde anlatmış ve çok anlamlı...
posted by Bilinmez at 18:01:00 >0 Yorum

Ne Çok Özlemişim

Sana geliyorum
Seni senle yaşamaya
Sensizim bunca zaman sensizdim
Şimdi anladım yeni anladım
Sana geliyorum
Ne çok özlemişim seni
Seni çok sevmişim
Yeni anladım seni seivyorum demeye
Seni yaşama geliyorum
Hiç durmuyorum
Seni sevmeye geliyorum
Karşıma çıkan engelleri kaldırmaya
Ne çok özlemişim seni
Sana geliyorum
Seni senle yaşamaya geliyorum...
posted by Bilinmez at 17:58:00 >0 Yorum

Kim?



Nerdeler?
Nerde o yeminlerin o sözlerin
Ölürümde bırakmam demelerin
Ölürümde ayrılamam diyişlerin
Hani nerde nerdeler yinede bıraktılar
Yalanmış demi hepsi bunların
Ben hep senden ayrılmamda
Sana verdiğim sözler gelirdi aklıma
Dönerdim geriye verirdim kalbimi
Yine yapamazdım olurdum senle
Sevginle sözlerinle benliğimle
Şimdi içiyorum kadınım
Dibine vuruyorum şişelerin
Yalnızlığımla dağıtıyorum kendimi
Gün doğumunda yine geliyorum kendime
Yine yoksun bakıyorum her yere
Gün batımında yine sahile vuruyorum
Başlıyorum hatıraların en başından
Yine düşünüyorum seni o en tatlı halini
Kim tutar ellerini kim bakar gözlerine
Kim öper gamzelerinden yok yok
Tutamazlar bakamazlar öpemezler
Dayanamam dayanılmaz bu acı
Düşünemem bunları sızlar kalbim
Söz vermiştin yemin etmiştin
Ölürüm demiştin senin için
Ah ah nerde onlar şimdi gamzelim
Söz vermiştin …
posted by Bilinmez at 17:50:00 >0 Yorum

04 Mart 2008 Salı

Dizi gibi bir hayat – Bölüm 4


Bir inatla direnir onu bu şekilde terk etmemeye onu çok sevmemektedir karalıdır ama o çok acımasız vijdansız ,kalpsizdir bunun başka tabir yoktur. Hiç kimse kimseye bu şekilde yüzüstü bırakmaz hiç olmazsa karşısına çıkıp olmuyor da diyebilir ama onu bunu yapmaktadır. Onun bile yüzü görmek istediğini söylemiştir ama çok üzülmüştür aşk bumudur her şeyi yaptırr mı istemeden bu kadarmıdır her şey 2 yıllık heyecan burada noktamı verebilir vermemelidir güzelim o 2 sene böyle bu şeklide bitemez bitmemelidir bu kara sevda evlerine bakarak eskileri düşünür o eski hatıraları canlandırır aklından aşk karlı bir yokuş gibidir hiçbir hatıranın sonu olamaz ağlar hıçkıra hıçkıra o bilmiyorki bu kadar çok sevildiğini belki o bu kadar çok sevmemiştir belkide kokusu onun içine sinmemiştir bütün geceyi orda geçirmek için kafaya koymuştur gitmek istesede kalbi engel koymuştur ve artık ister istemez orda hatıralarla orda beklemektedir. onun evini izleyerek onu hayallerine koyarak orada yaşamak ister telefonunu eline aldığında oan mesaj çekmke için eski gönderdiği bir kaç mesajdan birini okumuştur onu daha üzmüştür istemeden

-Aşkım napıyor acaba bu soğuk kış günlerinde şu an yanında o kadar olmak isterdim ki aşkım dikkat et bak havalar çok soğudu.

Bunları okurken gözleri yaşlarla dolmuştur tekrar tekrar okur o özel güzel günleri özler ama çaresiz o zamanları düşünmekten başka çaresi kalmamıştır içinden geçneleri ona yazmka ister msj olarak atmaya başlar o madem sesini, yüzünü görmek istemesede hiç olmazsa içinden geçenleri söyleme hakkıda vardır bu kadarına izin vermelidir.

-Hayat sensin neşe sensin sen mutluklusun ben senin için gereksiz insanken sen benle geçirdiğin günlere lanet okurken ben seninle geçirdiğim günlere ne güzel günlerdi diyorum sen benim hatalrımı görmezden gelmezken ben senin hatalarını gecde olsa fark ediyor düşünüyorum biliyor musun sesini kokunu düşünüyor çok özlüyorum

-ben aşkı sende senle yaşadım senle senden öncekiler yalandı sendin hayatın anlamı yaşama sevincim sendin sadece sen benimde hatalım oldu seninde affet

Bu mesajlardan sonra gitme kararı alır o zaten üzülmüyor hiç olmazsa bende biraz acımı dindirebilirim diyerek düşünür ve gidiyorum artık der arabasını çalıştırır ve onun sokağından çıkar derken telefonu çalar onun ablası aramaktadır eğer hala çıkmadıysan o senle görüşmek istiyor der içini bir heycan sarar çok mutlu olur hemen geri döner evlerini az ilerisinde beklemektedir onu görür çok güzledir kalbi yine ilk günki gibi çarpmaktadır elinde olmadan arabadan iner yanında ablasıda vardır selamlaşırlar sanki 2 yabancı gibi sanki hiç birbirlerini tanımamış gibi sanki ikiside hiç 2 yılın hatrı yokmuş gibi hiç öpüşmemiş gibi hiç sarılmamış gibi 2 soğuk insan gibi onun başı öne eğik konuşur yüzüne bakmaz onu hiç böyle kendinden nefret ettiğini görmemiştir

(Devamı Gelicek)
posted by Bilinmez at 20:07:00 >0 Yorum

01 Şubat 2008 Cuma

Dizi gibi bir hayat – Bölüm 3

Kafeden çıkar artık bir arkadaşından yardım ister çünkü bu şehre yabancıdır hayatında hiç bir kimseye çiçek almamıştır arkadaşından 1 demet gül almak istediğin söyler yaptırır artık tek sorun o gülleri nasıl vermeye çalışacağıdır evnin önünde beklerken kendini nasıl göstereceğidir nasıl tepki alacağıdır o şehre bir umutla gelmiştir hayatına yön vermesi buna bağlıdır beklerken evlerini izler saatlerce bir dışarı çıksa onu bir görse diye düşünür hep şimdi çıkacak der kendine ama o yoktur telefonuna msjlar atar cevap hiç yoktur hep iyi yönden bakar
-Telefonun şarjda veya evde unutmuştur neden cevap vermesin ki bana ben sevmek dışında ne yaptım ki ona sadece sevmek için buradayım
Telefonunu kurcalarken eskilerden arkadaşından msj atmıştır o onun numarınsı öğrenir ve arar ondan yardım ister sadece onunla 5 dakika görüşmek istediğini dile getirir arkadaşı elinden geleni yapacağını söyler sabırsızlıkla onu beklemeye başlar artık içindeki çarpının sona ereceğini hisseder zaman geçmez bekler bekler ilerden gelenleri görür o sanır ama o değildir ablası ve yardım istediği arkadaşı gelir şaşırır içini ürekek bir korku sarmıştır. Ne yapacağını şaşır durumdadır araban iner.
-Merhaba
-Merhaba
-Nasılsın hoş geldin
-teşekkür ederim bende iyi olucam onu görürsem
-O yokmu!
-Var aslında
-Aslında ne?
-O seninle görüşmek istemiyor
-Peki neden?
-Kendini iyi hissetmiyor senle görüşmek istemiyor istemediğini söyledi
-Peki neden ben ne yaptım ki sadece 5 dakika konuşucam ve sonra gideceğim bu şehirden
-Tamam ama o istemiyor
-Son kez bir kez daha arasan söylesen sorsan lütfen sadece 5 dakika fazla değil geçmiyecek
Ablası onu arar ve 5 dakika görüşüp görüşemeyeceğini sorar ama o inatla hayır onun yüzünü görmek istemiyorum der ablası peki tamam sen bilirisin der telefonu kapatır ve bu konuşmalarını duymuştur ve inatla sorar
-Ne dedi?
-Görüşmek istemiyor üzgünüm yapabileceğim bir şey yok
-Peki tamam teşekkürler
Biraz daha konuşurlar içinden geçenleri ablasına aksettirir anlatır içindeki acıyı sende halksın oda haklı der anlarki yapabilecek başka şey yoktur kalmamıştır artık
-Ben ona bir şey yaptırmıştım ona bunu verirmisin?
-Tamam nedir?
-Ben çiçek almıştım bir demet gül ona bunu verirmisin
-Tamam vereyim teşekkürler
-Kendine iyi bak
-Sende
Ablası oradan ayrılır anlarki artık yapabilecek hiçbir şeyi kalmamıştır içinde can kırıkları arabasına biner oradan uzaklaşır biraz ileri gider rahat düşünmek için arabayı durdurur düşünür umutları bitti ama aşkı içine gömüp gidicek bu aşk ona çok iyi ders vermiştir hayatta bir defa aşkı yakalamıştır ve başka olmayacaktır başkasını bu kadar sevemez sevmeyecektir ne olursa olsun sigara üstüne sigara yakar ve kendini yine evlerini önünde bulur gidememektedir o şehirden evlerinin önünden

(Devamı Gelicek)
posted by Bilinmez at 17:51:00 >0 Yorum

27 Ocak 2008 Pazar

Dizi gibi bir hayat – Bölüm 2

Yollar geçer giderken bir anda onun şehrine yakın şehirde bulur artık gerisi kolay diye düşünürken zorlandığını fark eder parmağındaki yüzüğünün ona şans getireceğini düşünür bundan sonrasını otobüsle değil arabayla yola çıkar artık içindeki heyecan 2 katına çıkmıştır ilk defa böyle bişey yapmaktadır yollar geçip giderken ömründe geçip gittiğini anlar onunla geçirdiği zamanları hayal eder

-ne kadar güzel günler geçirmişim ben ne çok sevilmişim sevmişim korumuş kollamışım ben kimler için yaptım ki bunları bir bakışına ölürüm sevgilim senin için
artık o şehrin levhasını görür ve o levhanın önünde durur o levhaya bakarak sigara içer

-Sevdiğim kız bu şehir nüfusunda gösteriliyor ve o burada yaşıyor benden uzak çok uzakta o bu şehrin havasını içine çekiyor bu şehrin caddelerinde geziyor ben neden ondan çok uzaklardan yaşıyorum

Bunları kendi kendine söylerken bir yandan sigarasını ciğerlerine bir acıyla çekerken gözünden damla damla yaş süzülmeye başlamıştır o gözündeki yaşların bu şehrin topraklarına düştüğünü fark etmeden söylenmeye devam eder

-kafasını sağa sola çevirir etrafa bakar sen bu şehirde yaşarken ben seni nasıl kıskanmayayım senin kadar güzel senin kadar neşeli bir şehir görüyorum seni şehir görüyorum içinde sevgilim var nerde ve napıyor şu an beni düşünüyor mu hiç beni sevdiğini sana haykırdı mı hiç benim için içten ağladı mı benim için benim gibi içip içip haykırımdı bağırıdmı söylese şehir söylesene

ve artık ağlamaklı bir şekilde şehre girer artık onun adım attığı yerlerden yavaş gitmektedir şehrin her santimetresini inceler onu şehrinde onu şehridir burası burada doğmuş burada yaşamaktadır kimler baktı sana artık onun şehrinde napa cağını bilmez afallar bu onu şehrine bu 3 gelişidir ama hiç bu kadar acıyla gelmemiştir ilk gelişinde bütün gün oturduğu kafeyi görür kafeye girer bütün gün oturdukları konuştukları hasretlerinin giderdikleri yere oturur sanki karşısında oturuyormuş gibi saatlerce oturur 4 neskafe bitirmiştir artık onun karşısına çıkmak için kendini toparlaması gerekir ona sensiz yapamıyorum diyecek onu çok seviğini söyleyecek nasıl yapabilir ki bunu nasıl çıkabilir sanki ilk defa teklif edecek gibi heyecanlıdır kalbi yine hızla çarpmaya başlar durduramaz her an onun şehrinde karşısından çıkacakmış gibi gelir nasıl anlatır çok sevdiğini …

(Devamı Gelicek)
posted by Bilinmez at 18:38:00 >0 Yorum

26 Ocak 2008 Cumartesi

Dizi gibi bir hayat – Bölüm 1

İnsan hayatta kaç defa sever uygulamasına şahit olanlardanım sevmeler sevilmelere terk edilmelere şahit olan bir insanım kavgalar gürültüler ayrılıklar bunları yaşayanlardanım
Bende her insanın yaşadığı gibi bir kere aşkı buldum çok güzel bir duyguyken ayrılıkları şekere niyetine çiğneyenlerdenim sonra tatlı gibi bir barışmalar hatalar dolu bir serüven yani bunları ben yaşadım.

Her şey çok güzel giderken hayatın ne kadar güzel olduğunu anlarken seviyorken terk edilmek ne anlama geldiğini bilmeden bir anda bitti hikayesi gibi bir şey bu terk edildiğinizde aşkı şarkılarda veya kendinize mutlu edebileceğiniz her yolu denemek kalıyor alkolik olmak sigaranın biri bitmeden birini yakmak rahat düşünememek bence aşk kendine acı çektirmek ben bunları yaşadım sizde yaşadınız mı?
Çok zor bende yaşayamazsınız çok zaman gerekir öğrenmek öğretmek gibi birşey bu.

Bende bu yılbaşına kadar seviliyordum her insan gibi alkol esiri oldum sabah uyandığımda yanında sevdiğiniz insanı bulamayınca sadece terddute girersiniz ne oldu derken anlam verilmeden sorguya çekilirsiniz. Ona değer verirken istemeden incittiğiniz düşünürsünüz her şey durmuş gibi olur anlarsınız ama iş işten geçmiş olur anlarsınız aşkınız artık sizi sevmez onun hissettikleri sadece biraz azalan bir aşk duygusudur ardadan bir müddet geçtikten sonra tavırlar değişir benim yine olur olmaz kıskançlığım tutar sever insan kıskanmaz mı kıskanır elbet ama bu tabir burada olmaz bu kıskançlık değil bir korumak kollamaktır ona değer vermişsinizdir onun için en iyisini düşünürsünüz ama o kötü olacağını düşünür yine arada bir ayrılık olur bir anda istemeden ama erkek ne kadar suçludur evet hatalıdır ama hatasınız geçte olsa anlar içini o acı bitirir ayrılamaz çok seviyordur oysa böyle olmasını istememiştir böyle bitemez kolaymı çok sevmiştir onun için yine düşünür plan yapar kendini affettirmek için ama aklında yine barışma hayalleri vardır öyle düşünüyordur ayrı şehirlerde olsa bile düşünür düşünür düşünür…

Erkek bir anda kendini otobuste bulur bir anda ona gitmek için hazır olduğunu düşünür yollar bitmez ona yaklaştıkça kabi çarpar çarpar durmaz okadar heycanlıdırki nasıl bir heyacansa bu nasıl tepki göstereceğini hayal eder çok heycanlanır bir bir saniyeda daha ona yaklaştığını hisedir hep merak eder acaba şu ana napıyor ayrı olmak çok kötüymüş diye düşnür aşkın değerini saniyeler geçtikçe dahada anlar umarım çok geç kalmaıştır kurtarmk için…

(Devamı Gelicek)
posted by Bilinmez at 13:16:00 >0 Yorum

21 Ekim 2007 Pazar

Bulut Mu Olsam

Şiirler Şarkılar, Türküler, Hayatımızın bir anlamı bir parçası olmuş yanlızlığımız anlatmış herdaim onlarlayız acısıyla tatlısıyla durup düşünürken birgün daha yaşlanmış olduğumuz aklımızdan geçer sevglinle kavga ettiğin zamanlar yada ayrıldığın yada terk edildiğin zamanlar kendini bunalıma sokarsın ve onlarla kurtulmaya çalışırsın istediğin bir şeyleri bulamazsın aslında sen her şiirde şarkıda türküde onu araramasını beklersin o bir arasa herşey değişir dersin ama o artık aramaz yanlız olduğunu yeni farkedersin kendini bir parça şiire verirsin.

BULUT MU OLSAM

Denizin üstünde ala bulut
yüzünde gümüş gemi
içinde sarı balık
dibinde mavi yosun
kıyıda bir çıplak adam
durmuş düşünür.

Bulut mu olsam,
gemi mi yoksa?
Balık mı olsam,
yosun mu yoksa?..
Ne o, ne o, ne o.
Deniz olunmalı, oğlum,
bulutuyla, gemisiyle, balığıyla, yosunuyla.
posted by Bilinmez at 23:33:00 >0 Yorum

17 Eylül 2007 Pazartesi

Rahatınız yerinde mi?

Aşk kalıcı bir kavram mı? Yoksa gelip geçici bir haz duygusu mu?Karar veremedim bir türlü.Yolda yürürken 50 yaşlarında bir amca ile teyze el ele yürüyorlardı..Sanki ilk kez sevgili olmuşlar gibi.. Gözlerinde birbirine olan sevgilerini görmemek için kör olmak gerekti.Şaşkınlık içinde baka kaldım..Sadece eski türk filmlerinde görebileceğim sahneler gibiydi..Aşk bumuydu gerçekten.. Simdi ise etrafıma baktığımda ruhsuz kahpeler,onunla bununla yatıp kalkmayı övünme sayan zavallı adamlarla dolmuş..Peki aşk nerde?Gitgide kalabalık içersinde yalnızlaşıyoruz yada işimize geliyor.. Çıkarlarımız için kullanmaya ve kullanılmaya başlıyoruz..Kısacası sistemin bir parçası oluyoruz.Dur deme zamanı gelmedi mi.?Yoksa herkes böle rahat mı?Nedersiniz?
posted by Bilinmez at 01:45:00 >0 Yorum

Gitme

Her defasında,gidişin ardındaki yokluğun getirdiği hüzün,sancı batırır sol yarıma.. Sesinin durgunluğu çınlar kulaklarımda..Git ama gitme der gibi işte o an isterim seni yanımda.. Gel derim,gitmeni istediğim gibi..Aldırma sen gönlüm,yüzümdeki hüzne.. Değer verdiklerim geldikçe aklıma,olurum arada bir böyle,geçer buda,boşver gitsin aldırma...
posted by Bilinmez at 01:44:00 >0 Yorum

Format X:/S/U/Q/V:NONAME

Hayatımın bir bölümünü silmeye karar verdim elimde olmayan sebeplerden dolayı 9 yaşımdan bu yaşıma kadarki bölümü geri dönüşümsüz sildim. Yeni bir yaşantı 17 Eylül de startı verdim.
posted by Bilinmez at 01:36:00 >0 Yorum

07 Ağustos 2007 Salı

Sevgili ile Telefonda Uzun Süre Konuşmak

Sevgilinizle telefonda konuşurken ne kadar zor durumda olursanız olun cevap vermek zorundasınız vermesenizde başınızın ne kadar dertte olduğunu anlayamazsınız ikinci bir aramada telefonu aşkım nasılsın diyerek açtığınızda
-nerdesin sen!!!
diyerek östaki borusunun milyonlarca defa sallandığını hissedebilrsiniz en zor olanı ise ne yapıp ne edip nasıl kıvıracağınızı bulmaktır. Ekşi Sözlükdeki yazarlamızdan çıkan yazılar işi dahada ilginçleştiriyor. Ve hele beni çok ilgilendiren bir yazı ve beni anlatan bir olay ve bir çok kişiyi ama bu yazılarda karşı taraf haklı değilmi haklı elbet duygusal yönden herzaman haklılar Bakın 1 sırada anlatılan bir olay.

Örn;
Hatun kişinin telefonla arayıp uzun uzun konuşması için sevgilisinden uzaklarda olmasına gerek yoktur. Onun için bir gün görüşmemek bile bu uzun konuşmanın gerçekleşmesi için yeterli koşulu sağlamaktadır. Hemen "n'aber, nasıl gidiyor?" 'lardan sonra ER kişiyi ayrıntılara boğma konusunda yeterli içgüdü, bilgi ve deneyime bi hayli sahip olan dişi şahıs hiç beklemeden işine koyulmuştur. oysa ki adamın bunları dinlemeye hiç niyeti yoktur. Aşık adamların veya ilk aylarını yaşayan aşıkların tatlı mırıltısıdır bu konuşma. Amma velakin 1 seneden fazla sevgiliyse bu adam "yaw x' ciğim bunları bana anlatma telefonda, yarın görüşmeyecek miyiz allah allah. Zaten telefonda konuşmaktan haz etmiyorum." der, demelidir kız buna kırılsa da. Herkesin selameti için yapılması gereklidir. Sonu %80 tartışmayla biten hadisedir. Kimseye eziyet edilmemelidir.

Bu olaylardan sonra kimilerine göre şuda denilebilir;

Günde 4 - 14 saat arası konuşulduğunda çevreden: "abi ne buluyorsunuz bu kadar konuşacak?" tepkisi gelmesine rağmen bu sorunsuzca ve değişmeden, kavgalara ya da anlaşmazlıklara neden olmadan sürebiliyorsa, bunlar olurken ders çalışma, uyku, yemek, okul, arkadaşlarla muhabbet aksamıyorsa, süper olan eylemdir.

Bizim aklımıza takılan bir çok konu var onları sayacak olursak demek bize vakit kalmayacaktır kendimizi düşünmüyor sevgiliyi düşünüyoruz uykusuz kalıyoruz kimilerine görede naptığımızı bilmeyen insan rolleri kesenlerden oluyoruz işin tadı tuzu kaçmadan size Ekşi abilerimizden yazılan bir yazıyıda paylaşmak istiyorum.

Tuvalette telefon görüşmesi sendromu'nun ileri bir seviyesidir. Bu naçizane anda insan rezil olabilir. İstenmeyen laflar sarfedilebilir, hatta sesler bile çıkabilir. Örnek vermek gerekirse:

+ıngghhhh.. oaaahhh...
*lülülülü*
10. alo
-aşkıaaaaam canııaaaam napıyosun?
9. şey, hiiiç. hazırlanıyorum. çıkıcam gelicem yanına birazdan.
-yaa. bende hazırlanıyorum. napıcaz akşam?
8. oturur yemek falan yeriz, bakarız. ariyim mi seni birazdan? biraz meşgulum, hazırlanıyorum.
-sen zaten hep beni başından savıyosun
7. güzelim hayır, meşgulüm. arıycam seni birazdan. (bastırmaya başlar)
-hayır belki ben şimdi konuşmak istiyorum?
6. e yarım saat sonra buluşçaz işte. hem ben seni 2 dakika sonra arıycam işimi bi halledeyim...
-ben daha içli dışlı bir ilişki istiyorum rıza.
5. tamam canım arıycam seni, söz.
-kapatma telefonu yaa konuşmak istiyorum ben
4. ya bak, ıngghh.. (çok feci durum)
-hadi beni sevdiğini söyle
3. ıngghh... offf..
-niye ofluyosun ya?
2. ya... seni... arıycam.. hemen.. çook.. kötü...
- noluyo be? bi seni seviyorum de kapat.
1. ınggghhhh.. ssseenn...
-ay canıım utanırmış sıkılırmış söylerken benim ipek böceğim
-0. ssseeniiii ssshheviiiyoooruuuaaaagghhhmmm ohaaahahaah *zoart-çrrt-plöf-clop*
-hayvansın rıza
*trak*

Bu kadar olaydan sonra işin espirisi kaçmadan sevgili herşeydir koklamak, dokunmak, hissestmek, yaşamayı sevmeyi sevilmeyi seviyorum...
posted by Bilinmez at 23:08:00 >0 Yorum

Ayni Hatayi 2 Kere Yapmak

Bir çok kez yaptığım hataların çetelesini tutamam ama hatalarım olmadımı oldu hatasız kul olmaz diye orhan abimiz bile söymiş (nerden abimiz oluyorsa) hatalarımız hepemizin vardır. Bir çok hatalar ben hata yapmadım diyen insan yalan söyler bir sözde vardır yalan söylemedim diyebilen bir insan bilinki dünyanın en çok yalan söyleyen insanıdır. yalan ve hatalar aynı şey olarak belirleyebiliriz mutlak sonuç budur ve bir gün gezinirken şöyle bir şey okudum ve besbelliki bariz ortadadır.

öğrenci, kağıt oynanarken, öğretmeni tarafından basılır:
öğretmen: sen ne yapıyorsun böyle...
öğrenci: hocam valla parasına oynamıyorum...
öğretmen: sana paranı harcadığın için kızmıyorum ki... zamanını boşa harcadığın için kızıyorum.

bir süre sonra aynı öğrenci, sigara içerken aynı öğretmen tarafından gene basılır:

öğretmen: sen ne yapıyorsun böyle...
öğrenci: hocam, valla parayla almadım; paramı israf etmedim. arkadaş verdi...
öğretmen: ben, seni, paranı harcayıp israf ettiğin için değil, sağlığını harcayıp israf ettiğin için azarlayacaktım ki... aynı hataya iki kez düştüğün için azarlıyorum....

işte, aynı hatayı ikere yapmak böyle bir şeydir.
posted by Bilinmez at 22:41:00 >0 Yorum

18 Mayıs 2007 Cuma

Az - Uz Bir Geyik



Eh Nihayet HalimizDuman Adlı bloğumuzu açtık hayırlı olsun diyor ve başlıyoruz. Öncelikle umut arkadaşıma teşekkürler. Bu blog açmak aklıma nerden geldi! diye soracak olursanız? çokta ilginç değil aslına bakarsanız Dumanın Halimiz Duman parçasını dinlerken ağzıma takıldı derken birde takıldık kaldık böyle birde Duman fanatiği olduğumuzdan kaynaklanan bir durum neyse umarım bu hevesimiz çok kısa sürmez. :D

Duman - Halimiz Duman

Giderek dağı,duvarı aştık,
Yardan uzak aleme daldık,
Aman aman çaresiz kaldık,
Halimiz Duman amaaaan...

Giderek kanımız zehir dolmuş,
Yoldan çıkan kurda yem olmuş,
Dost dediğin kalbini soymuş,
Halimiz duman amaaan
Halimiz duman amaaan

Nerde yaşarsan yaşa babaam,
Sevgi,aşk heeepsi yalaaan,
Giderek dağı,duvarı aştık,
Yardan uzak aleme daldık,
Aman aman çaresiz kaldık,
Halimiz Duman amaaaan...

Nerde yaşarsan yaşa babaam,
Sevgi,aşk heeepsi yalaaan
Giderek kanımız zehir dolmuş,
Yoldan çıkan kurda yem olmuş,
Dost dediğin kalbini soymuş,
Halimiz duman amaaan
Halimiz duman amaaan
Halimiz duman amaaaaan...
posted by Bilinmez at 22:16:00 >0 Yorum